Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Siyasetin çok temel eksiği stratejidir...

Dış siyasette de iç siyasette de "Kararlılık" tabii ki gerekli bir öğedir. Ancak tek başına kararlılık başarı için yeterli değildir. Bunun yanında "Strateji" de siyasetin olmazsa olmazıdır... Bir ülkeyi kararlılıkla yönetenler hangi tür bir geleceğin şeklini planlamıyorlarsa, günlük başarılar boşta kalır. Toplum da kararsızlıklara gömülür.

İbadi ve Barzani
Özellikle dış siyasette strateji oluşturmanın zorlaştığı bir dönemde yaşamaktayız. Her alandaki radikal değişimler, bizi de sürekli viraj almaya zorluyor. En somut örnek Musul'un DEAŞ'tan geri alınması sırasında Irak Başbakanı İbadi'yle neredeyse boğazlaşmaya girecekken, Barzani'ye karşı oluşan cephede İbadi'yle müttefik olmamız değil midir? Ama sonuçta yıllardır yakın ilişkiler kurduğumuz Barzani'ye ve Kuzey Iraklı Kürtlere karşı, hem Iraklı Şiilerle hem de Haşdi Şabi dolayısıyla İranlı Şiilerle beraber bir cephe oluşturduk. Acaba uzun vadeli hedefimiz bu muydu?

Esad'la ilişkiler
Bu gibi durumlar o kadar çok ki... Hem Suriye'nin bütünlüğünü destekliyoruz hem Esad'a muhalif güçlere destek veriyoruz, hem de Kuzey Suriye'deki PKK/PYD oluşumunun bir devlet yapılanmasına gitmesinin bizim güvenliğimize karşı tehdit oluşturacağını düşünüyoruz. Bu durumda Beşşar Esad'la yeniden diyaloga girmek, doğru olmaz mı? Rusya ve Putin'le barışmak için bir Cavit Çağlar'ın lazım olduğu anlaşıldı. Acaba bir Cavit Çağlar da, hem Suriye'ye dönük hem de Barzani'ye ve Irak Kürtlerine dönük stratejimizi düzeltmek için gerekli değil midir?

Başbakan'ın ABD ziyareti
Başbakan Binali Yıldırım'ın 7-10 Kasım'da ABD'ye gideceği açıklanmışken, bu ülke ile mevcut ilişkilerimizin geleceğine dönük ne tür bir strateji oluşturduğumuzu da bilen yok. Acaba vize krizi hâlâ sürerken ve bu yolda ABD hiçbir olumlu adım atmamışken, Başbakan'ın bu ülkeye gitmesi doğru mudur? Üstelik Başbakan Yıldırım ABD'deyken, Başkan Trump Asya'da olacaktır. Bu nedenle Başbakan Yıldırım'ın muhatabı, hukuken hiçbir yetkisi olmayan Başkan Yardımcısı Pence olacaktır. Bu kişinin ne Fetullah Gülen'in iadesine ne de Halk Bankası'na yahut vize krizine dönük davanın geleceğine ilişkin bir yetkisi vardır.
Kısacası strateji yokluğu sayısız durumun geleceğini askıda bırakır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA