Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Değişime direnen ve sorunların çözümünü kendinde değil, oyuncuların yeteneklerinde arayan bir teknik adam olarak Daum; dün mükemmeldi (!)
Bugüne kadar oynadığı maçlar, yaşadığı sorunları, oyuncularının performans değerleri hiçbir şey ifade etmemiş olacak ki, Twente maçında da sonuca müdahale etmek, takımını daha farklı kılmak adına kılını kıpırdatmadı.
Takımında geriye koşmayan, tempoyu yapmayı bırakın, engelleyen oyuncular varken "bir şeyler yapsınlar" umuduyla ne 11'ini bozabilecek cesareti gösterebildi, ne de teknik direktörlük hayatının kendine kattığı anlamı, bizim anlayabileceğimiz şekle büründürdü.
Başkan ile birlikte "ilk hedef" olarak çizdikleri Süper Lig'de, 100 milyon Euro'luk takım yaratarak rahat kazanabileceklerinin farkındalar ve herkesi de buna şartlandırdılar. Avrupa Ligi, daha üst kulvardı ve herkesin "daha iyi" olması gereken maçlar oynayacaklardı. Maç öncesindeki analizleriyle yetinerek, maçı sırasındaki sıkıntıları gidermek için hamle yapmaya sıra geldiğinde, karşımıza atımlık" Daum çıkıyordu.
F.Bahçe golü atana kadarDaum çıkıyordu. F.Bahçe golü atana kadar da, beraberlik sağlandıktan sonra da, hangi futbolcunun nerede oynadığının belli olmadığı bir şablon içinde, iç güdülere teslim olmuş şekilde, Twente'nin ördüğü duvara toslayıp, durdu.
Takımın eksiği olarak görülen sol kanat oyuncusu Santos'un, Emre'nin veya Alex'in gölgesinde dolaşıp durmasının anlamsızlığı bir tarafa, Güiza gibi topu ayağında bile tutamayan bir santrfora hücum aksiyonlarını emanet etme "seyirciliği" de vardı. Geçen senenin "iletişimsiz" ve "isteksiz" görüntüsünün içinde, burnundan kıl aldırmayan, Emre Belözoğlu baskı yapmasa, yürümeye bile üşenenlerin takımı gibiydi F.Bahçe.
En ucuz bileti 55 lira olarak belirleyip, taraftarından fedakarlığı istemeyi kendilerine "hak" görenler de, dünkü bu ucuzluğun ve vurdumduymazlığın ortağıdır aslında.
Daum, iyiyi değil, ünlüyü tercih eden, risk alacak cesareti yüreğinde taşımaktan ziyade, futbolcusuna bu sorumluluğu vererek, "kapasitemiz bu" açıklamasını yapmayı tercih eden bir teknik adamdı. Hala da öyle.
F.Bahçe'nin hem Türkiye'de, hem de Avrupa Ligi'nde kalan maçlarında, aynı sıkıntıları yaşamaması sahada mücadele edecek, hava değil, ter atacak oyuncularıyla devam etmesi şart. Bunların kim olduğunu maçları saniye saniye analiz eden bilgisayar programları zaten söylüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN