Aydın Doğan'ın dili aylar sonra çözüldü.
Hürriyet'inde Erdoğan'ı yalan söylemekle suçlayan Aydın Doğan imzalı açıklama baştan sona yalanla dolu.
Kendini de 'yiğit' ilan etmiş.
Kelkit'in yiğidi kim, sen kim Aydın aga?
Aylar sonra inkar ha!
Erdoğan kelleyi verir asla yalan söylemez.
Bunu herkes böyle biliyor.
Sana kim inanır?
Sabıkan da çok.
Erdoğan, Aydın Doğan'ın Conrad Otel'de kendisine,"Öyle dönemler oldu ki biz hükümet getirdik hükümet götürdük.
Tansu Hanım bizle baş edemedi"
dediğini aylar önce anlatmıştı…
Cumhurbaşkanı sözlerini geçen hafta tekrarladı…
Doğan düne kadar dilini yuttu.
"Efendiliğinden" değil ha!

***

Aylar sonra Hürriyet'te, 'Hayatım boyunca seçilmiş hiçbir lidere, hiçbir devlet insanına böyle veya bu manaya gelecek bir şey söylemedim. Asla söylemem' dedi.
Hemen 'yalancının' dedim.
Palavrayı Sirkeci'de öğrenmiş.
Kendini de Kelkit'i de rezil etti…
Nasıl hükümet devirip hükümet kurduğunuzu, Başbakanları nasıl emir eri olarak gördüğünüzü, hükümet başkanlarını rantlarınız için nasıl kullandığınızı herkes biliyor.
Terör örgütüne ve siyasi partisine alenen destek veren yayınlar ortadayken tersini söylemek de pişkinlikten ötedir.
***

Aydın Doğan'ın Hürriyet'i aldıktan sonra siyasetle olan ilişkileri hep tartışıldı.
Onun Sirkeci'de Magirus sattığı günlerden tanırız.
Milliyet'i nasıl aldığını da biliriz.
28 Şubat darbesinde oynadığı rol hiç unutulmaz.
Bu adam Tansu Çiller'le çok uğraştı.
Çiller 10 Mayıs 1997 tarihindeki Sultanahmet mitinginde, Doğan Grubu'na yüklenmişti.
Aldığı teşvikleri açıkladı.
Sonra NTV'de onunla ilgili bir başka iddiayı anlattı.
Canlı yayına bağlanan Doğan çıldırmış gibiydi.
Çatallı sesiyle "Bunu ispatlasın, kendimi Taksim Meydanı'nda asarım!" dedi.
Milyonların gözü önünde Başbakana ne hakaretler yağdırdı.
Tansu Çiller iddiasını belgelerle ispatladı.
Doğan kendini asmadı ama Çiller'in siyasi hayatını bitirdi.
Bu ilk vukuatı değildi.
***

Dedik ya; adamda sabıka çok…
Tartışıp biletini kestiği de sayısız siyasetçi var…
Aydın Doğan elindeki medya gücünü kullanarak işadamları ve medya patronlarıyla da uğraştı.
Milletin gözü önünde bakanlarla tartıştı.
O bakanlar azledilerek bedel ödedi.
Dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan buna örnektir.
Tantan, Doğan'ın bankası Dışbank ile ilgili bir iddiayı televizyonda açıklamıştı.
Canlı yayına bağlanan Aydın Doğan, kudurmuş gibi bakana saldırdı.
Pijamayla karşılanan Mesut Yılmaz da bakanı hemen görevden aldı…
***

AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık, Tansu Çiller'in Doğan'a 'şerefsiz' diye bağırdığını yazdı.
Tanık bile gösterdi.
Yeni nesil bunları pek bilmez. Aydın Doğan'ın o günlerde ali kıran baş kesen olduğunu da.
Hükümet yıkar hükümet kurardı.
Bir Erdoğan'ı sindiremedi.
Erdoğan ise manşetlerle çarpışa çarpışa bugünlere geldi.
Millet kimin ne olduğunu iyi biliyor.
Doğan baştan sona yalan söylüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN