Kahvaltıdan akşam yemeğine Bodrum sofralarını süsleyen, yapımı oldukça basit ve damaklarımızın fazlasıyla aşina olduğu bir lezzet ile karşınızdayım bu hafta: Köpeoğlu. Sebzeleri ister kızartın ister mangalda hafifçe közleyin. Yoğurt ve domates sosla karışınca ortaya çıkan bu lezzet şölenini, yaz aylarında masalarınıza sık sık misafir etmek isteyeceksiniz. Hep söylemişimdir patlıcanı en güzel işleyen millet biziz diye. Birbirinden güzel birçok farklı kullanımın arasında, köpeoğlu da patlıcanın adeta efsaneleştiği lezzetlerden sadece biri... İlk nasıl ortaya çıktığı ile alakalı birden çok şehir efsanesi dinledim Bodrum'da ancak, butik bir otelin sahibi olmasına rağmen, mutfakta çok fazla vakit geçiren bir beyefendinin elinden ilk kez çıktığı hikayesine hepsinden çok inandım. Hatta anlatılana göre yine aynı yörenin tanınmış yemeği olan çökertme kebabı da aynı kişinin tarifiymiş.

EGE SOFRALARI
İş sebebiyle uzunca bir süredir Bodrum'da yaşadığım için, bu yıl turist hayatından yerleşik düzene terfi ettim. Ve de vakit kaybetmeden yerlilerin alışkanlıklarını edinmeye başladım. Artık pazarların hangi gün nerede kurulduğunu, ev yemekleri yapan salaş restoranları ve buranın en eski ve en meşhur şeflerini biliyorum. Sanırım çevremdeki çoğunluk gibi artık benim de ikinci evim Bodrum! Buranın hayatına benzerliği hoşuma gidiyor. Bir de köy gibi konumlanmış olmasının yanında şehir lükslerine olan yakınlığı sanırım hepimizi mutlu ediyor. Kurulan sofraların renkliliği de beni en çok etkileyen şeylerin başında geliyor. Komşuluğun bugün bile yaşadığını görmek harika bir his. Balkonu olan balkonda, bahçesi terası olansa hava da kurduğu sofrayla adeta düşman çatlatırcasına basıyor kahkahayı ve cam da gördüğü komşusunu da davet ediyor masaya. Zeytinyağı, roka ve tüm diğer otlarla zenginleştirilen sofralardaki yemekler ise yediğinizde sizi ve midenizi asla rahatsız etmiyor. Şahane! 'ye ve Bodrum'a olan aşkımı işte bu hafif yemeklerle bezenmiş ve uzun saatler dost sohbetleriyle keyiflenen sofralar biraz daha güçlendiriyor. Eğer sizler de bu sofraları Ege'den alıp kendi evinize taşımak isterseniz yapmanız gereken şey çok basit! Semt pazarlarında rahatlıkla bulacağınız taze ve lezzetli otlar ile birkaç farklı çeşit zeytinyağlıyı masaya koyup tanıdıklarınızı davet ettiniz mi işlem tamam. Geriye sadece yemeklerin ve dost sohbetinin keyfini çıkarıp birkaç sesli kahkaha atmak kalıyor...

Malzemeler:

3 adet patlıcan
4 adet sivri biber
4 yemek kaşığı süzme yoğurt
1 diş sarımsak
Tuz
Ayçiçek yağı

Sosu için malzemeler:

4 adet domates
1 diş sarımsak
1 çorba kaşığı sirke
1 silme tatlı kaşığı toz şeker
1 çorba kaşığı sıvı yağ
Tuz
Karabiber
Zeytinyağı

Yapılışı:
Patlıcanları alacalı soyup küp küp doğrayın ve tuzlu suda beklemeye bırakın. Bu işlem patlıcanın acılığının gitmesini sağlayacaktır. Biberleri de küp küp doğrayın. Biber ve patlıcanı derin yağda kızartın ve kızarttığınız sebzelerin fazla yağlarını çekmesi için kağıt havlu serilen kayık bir tabağın içine sebzelerinizi çıkartın. Süzme yoğurdu ezilmiş sarımsak ve tuz ile karıştırın. Kızarmış patlıcan ve biberleri ekleyin. Ayrı bir tavada zeytinyağında domatesi kavurun, tuz ve karabiber ile lezzetlendirin ve tüm diğer sos malzemelerini ekleyip pişirin. Sosunuz kıvam aldıktan sonra yoğurdun üzerine gezdirerek servis edin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN