- Size bir anımdan söz edeyim. Rahmetli Tuğrul Şavkay bir keresinde 'Yurtdışından dünyanın en iyi kahvesini getirdim' diye beni davet etti. Jamaica Blue Mountain kahvesiymiş. Bunu özenle pişirdi, tattık. Allah Allah; bu kahvenin ne gücü var ne de kayda değer bir aroması... Kahve demeye bin şahit ister. 'Tuğrul galiba seni kazıklamışlar; dünyanın en pahalı kahvesi bu olamaz' dedim. Bana hak verdi. Zaman geçti, başka bir yerden Blue Mountain kahvesi geldi. O da aynıydı. O zaman gördük ki bazı kahveler ya bizim damağımıza uygun değil ya çok ender bulunduğu için abartılıyor. Neticede damak tadımıza uymadı.
- Aslında o kahve artık dünyanın en pahalı kahvesi değil. En pahalısı Kopi Luwak. Endonezya'daki bir kahve ağacının meyveleri yere düşüyor orada bir cins maymun bunları yutuyor. Kahvenin etrafındaki etli kısım şekerli; maymun bir tür kiraz niyetine yiyor. Çekirdekleri de bağırsakları geçerek dışarı çıkıyor. Kabileler o çekirdekleri topluyorlar. Hayvanın vücudunda fermantasyondan geçtiği için özel tadı olan bir kahve ortaya çıkıyor. Çok az miktarda elde edildiği için farklı bir yeri var. Ve herkes onu almaya çalışıyor. Jamaica Blue Mountain'ın yüz katına satılıyor.
- Siz içtiniz mi?
- İçmedim; çok da merak etmiyorum.
- Anlattıklarınızdan sonra ikram etseler bile içebileceğimi pek sanmıyorum.