Karizmatik lider Deng Xiaoping (Cüce Deng) Çin'i dışarıya açarken " çocuklarımızı yurtdışında okutalım " demişti.
O zaman " lidere " sormuşlar:
- Ya giden gençler geri dönmezse?
Xiaoping " her dört gençten biri Çin'e geri dönse yeter " demiş.
Bugün gelinen nokta: Yurtdışında okuyan 100 öğrenciden 75'i Çin'e dönüyor.
***
Dışardaki Çinliler'in dönmesi için " teşvikler " var.
Ucuz ev. Otomobil kredisi.
İş kurmak isteyene kolaylık.
***
Geçen ay bir Amerikan yayın organında Çin ile ilgili değerlendirme yapılırken şöyle denilmişti: " Ejderha kükremeye devam ediyor. " Gittik, gördük. Görüntü " şaha kalkmış at görüntüsü. "
***
Çin kimine göre bir tehdit, kimine göre ise fırsatlar ülkesi.
Nüfus 1 milyar 300 milyon. Milli gelir 1.140 dolar. Ama 300 milyonluk bir kesim var ki, satın alma gücü bakımından " Amerikan... Japon... Alman " standardında.
Pekin'de, Şanghay'da Mercedes'in, BMW'nin son modelleri var.
" Bu kesime " mal satmak için, Batı'nın dev şirketleri Çin'de karargah kurmuş. "
***
Çin bu noktaya nasıl gelmiş " diye sorunca, Çinli yönetici " lider Deng der ki " diye yanıta başlıyor.
Deng der ki " dışa açılacaksın. " Deng der ki " kalkınma ve çağdaşlaşmanın yolu ideolojiden değil, gerçeklerden geçer. " Deng der ki " zenginleşmek ayıp değildir. "
***
Bugün Çinli için önemli olan " kedinin siyah veya beyaz olması " değil.
" Ejderhanın kükrediğini " yazan Amerikan medyası " kedi konusunda " ise şöyle diyor:
- Çinli için önemli olan kedinin fareyi yakalaması... Yakalayan kedinin renginin önemi yok.
***
Rejimin adının komünizm olması " hikaye. " Bir " maske. " Sistem " serbest piyasa ekonomisi. " Ana ilke " yabancı sermayenin teşviki. " Hedef ise... Kedinin fare yakalaması. Rejime ne isim verilirse verilsin, yeter ki " kedi fareyi yakalasın. "