Bodrum-Türkbükü'ne gittik.
Türkbükü kışları "kendi halinde bir belde."
Millet "kahvede."
Ama yaz gelince Türkbükü "sanki İstanbul'un arka bahçesi."
***
Önce "içerideki Türkbükü'ne" uğradık.
"Yerli nüfusun" yaşadığı Türkbükü'ne. Kahvede "vatan kurtaranlar."
"Okey oynayanlar."
"Yaz gelse de gözümüz gönlümüz açılsa" diyenler.
Kahvede iskemleyi çektik.
"Söyleyin bakalım neler oluyor" dedik.
***
Koreli Ali Kaynar "mesleğini" söyledi:
- Boş gezenin baş kalfasıyım... Burada hayat 2 ay... Temmuz, Ağustos... Geri kalan 10 ay millet boşta gezer.
- Siyaset ne alemde Koreli Ali.
- Boşver siyaseti Allasen. (Allah'ını seversen) 700 ağaç mandalina var... Mandalina para etmeyo... Millet ağacı söküp ev yapeyo... Ama ben direneyom.
***
Yalçın Akdemir "balıkçı, pansiyoncu."
- Sezon 2 ay... 2 ay kazaneyok, 10 ay yiyok... Okullar bi tatil oluvirse de, sezon açılsa.
***
İbrahim Girgin "minibüsçü."
Orhan Akbey "kahvenin müdavimi." Eski süngerci:
- İş nerede?.. Akşama gadar okey oynayıp dururuk... Gel sen de okey masasına oturuver.
***
- Ey Türkbükü köylüsü... Oylar nereye?
- Nereye olacak... Eski yere.
- Eski yer neresi?
- Bilmen mi?.. Bizim burası CHP ile DP... Komşu belde Gündoğan'da MHP de var.
***
Biz "siyaset" diye sorulara devam ederken...
Onlar "hele dur bi dakka" dediler:
- Şu şehit işi nolcek?.. Bizim yörenin gençleri hep Güneydoğu'ya gideyor... Buraya şehit gelmedi emme, ötekiler de bizim evlat... İçimiz yaneyor.