KIRIKKALE'DE üniversite kurulunca...
25 kilometre ötedeki Keskin "mum dibine ışık versin, üniversite bizim Keskin'de bir yüksek okul açsın" demiş.
Kırıkkale'de rektör "Prof. Dr. Beşir Atalay" mış.
"Açarım, söz veriyorum" diye konuşmuş:
- Ama siz önce binayı yaptırın... Açması benden.
***
Hemen bir "toplantı" düzenlenmiş.
Keskin'den çıkıp, büyük kentlere yerleşen ve zengin olanlara seslenilmiş:
- Pamuk eller lütfen cebe.
Sonuç mu?
Bina yapılmış.
Prof. Atalay da "Keskin Meslek Yüksek Okulu" nu açmış.
Bin öğrencisi var.
***
Okulun şimdi "gece bölümü" de var.
Öğrenci sayısı giderek artıyor.
Ama bina yetmiyor.
Keskinliler "ne yapalım" diye düşünürlerken...
Kırıkkale milletvekili (Keskinli) Turan Kıratlı demiş ki:
- Yol göründü arkadaşlar, benim İstanbul'a kadar gitmem lazım... İstanbul'daki hemşehriler bizi geri çevirmezler.
***
Keskin Belediye Başkanı dedi ki:
- Gerçekten de zengin hemşehriler doğdukları memleketi unutmuyorlar... İstanbul' da büyük bir grup var: Ertaşlar... Buraya yaptıkları iyilikler anlatmakla bitmez.
***
Kırıkkale'de de, Keskin'de de "yardımlaşmayı, dayanışmayı" gördük.
"Komşusu aç yatanın, tok uyumadığını ve bir tas çorbasını komşusuyla paylaştığını" gördük.