ANKARA Üniversitesi'nden hocamız Sayın Prof. Dr. Nevzat Gözaydın'ın 14 Kasım 2003 tarihli "SABAH Posta Kutusu" nda çıkan "AB'nin iki yüzlülüğü" başlıklı yazısına ilave olarak şunları belirtmek isterim:
1. Letonya ve Estonya'da yüz binlerce Rus kökenli insan kimlik belgesiz, vatansız olarak yaşamaktayken, bu ülkeler Mayıs 2004'te Avrupa Birliği üyesi olacakken, niçin bu ülkelere bu insanların sorununu çözün de öyle gelin demiyorlar?
2. Kıbrıs "sorunu" çift taraflı bir sorunken, niçin taraflardan sadece biri olan Türkiye'ye sorunu çözmeden giremezsiniz deniliyor da, Rum tarafına böyle bir talep iletilmiyor?
3. Yukarıdaki maddeye bağlı olarak; eğer günün birinde Türkiye'nin de Avrupa Birliği'ne alınacağını belirtiyorlarsa, AB'ye girdiğimiz zaman hem Türkiye, hem Kıbrıs Rum kesimi, hem de KKTC toprağı Avrupa Birliği toprağı olacağından sorun otomatik olarak çözüleceğine göre bu ısrar niye?
4. Niçin Fransa'dan ayrılmayı talep eden, kendi dillerini konuşmak isteyen Korsikalılar'ın tarafında yer almıyorlar?
5. Birleşmiş Milletler kararına aykırı olarak Irak'ta savaşan İngiltere'ye niçin yaptırım uygulanmıyor?
6. Aynı İngiltere'de Protestanlar ve Katolikler birbirlerine bu kadar düşmanken bu sorunu çözün baskısıniçin yapılmıyor?
7. Tek taraflı olarak sürekli bizden talepler olurken, bu taleplere karşı sürekli taviz verip somut hiçbir ödül alamazken, niçin Türk yetkililer bizden bir talepte bulunmadan önce Avrupa Birliği'nekonularda kendi sorunlarınızı çözün sesi çıkmıyor?