Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakülteleri'nde dekanlık atamaları ile gelişen olaylar hukuk devleti adına utanç vericidir.
Tıp Fak. tarihinde ilk kez seçimle gelen Atatürkçü dekan Prof. Dr. Kemal Berkman' ın görev süresinin 03.11.2004'te dolması üzerine, seçim yapmadan Marmara Üni. Rektörü Prof. Dr. Tunç Erem tarafından YÖK Genel Kurulu' na sunulmak üzere üç öğretim üyesinin adı dekanlık için bildirilmiştir. Listede 1. sırada tamgün çalışan hastane başhekimi Prof. Dr. Zehra Kavak ; 2. ve 3. sıralarda kısmi statüde çalışan iki öğretim üyesinin adları yer almıştır. Yüksek Öğretim Kanunu'nun 362/b maddesinde kısmi statüde görev yapanların dekan olamayacağı belirtilmektedir. Buna rağmen 12.11.2004'te YÖK Genel Kurulu'nda 1. sıradaki öğretim üyesi yerine 2. sıradaki Prof. Dr. Tolga Dağlı dekanlığa seçilmiş ve 17.11.2004'te de mazbatasını almıştır.
Marmara Üni. Diş Hek. Fak. dekanlık seçiminde aynı hata tekrarlanmış, Rektörce YÖK'e gönderilen listede 1. sırada kısmi statüde görev yapan Prof.Dr. Selçuk Basa yer almıştır. İtirazlar üzerine 17.12.2004'te, YÖK Genel Kurulu'ndan bir gün önce bu iki illegal dekan Rektörce istifa ettirilmiş, gizlice devamlı statüye geçirilmiş, YÖK'ün onayından sonra da tekrar dekanlığa atanmışlardır. Bu, kanuna hile karıştırmak değil midir? Bir dekanın istifası halinde tüm ilgililerin vekaletin kime verildiğinden bilgilendirilmesi gerekir. Her iki istifada da olay gizli tutulmuştur.
Kanunlara aykırı görev yapan bu iki dekanın imzaladıkları trilyonları bulan ihalelerden kim sorumlu olacaktır? Durum hukuk devleti kurallarıyla nasıl bağdaşır?
MARMARA ÜNİV. TIP FAK. ve DİŞ HEKİMLİĞİ FAK. ÖĞRETİM ÜYELERİ