Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ERHAN AFYONCU

Avrupa’nın tarihini değiştiren Kanuni’nin muhteşem fermanı 500 yaşında

Kanuni Sultan Süleyman’ın Fransa’nın yardım talebi üzerine 1526 Ocak’ında Fransa Kralı Fransuva’ya gönderdiği ferman, Avrupa’da güç dengelerini altüst etti. Osmanlı’nın diplomatik ve askeri desteği, Habsburg hegemonyasını kırarken kıtanın siyasi rotasını yeniden çizdi. Bu tarihi belge, cihan devletinin masa başındaki kudretini de ortaya koydu

Fransa Kralı Fransuva ile İspanya Kralı Şarlken, 1519'da Kutsal Roma-Germen İmparatoru olmak için aday oldular. Yedi Alman elektör prens, daha fazla para dağıtan Şarlken'i 28 Haziran 1519'da Frankfurt'ta imparator olarak seçti. İki hükümdar arasındaki gerilim 1521'de savaşa dönüştü. İki ordu 24 Şubat 1525'te Pavia'da karşılaştılar. Fransız ordusu büyük bir mağlubiyet alırken Fransuva da esir düştü. Pizzighettone Kalesi'ne hapsedilen Fransa Kralı, annesi Savoylu Louise'ye gönderdiği mektupta "Talihsizliğimin nasıl sürdüğünü soracak olursan şunu bilmeni isterim: Her şeyimi kaybettim, onurum ve şu an için tehlikede olmayan hayatımdan başka" diyordu.
Fransuva'nın annesi, oğlunu kurtarmak için başka bir yerden destek bulamayınca o dönemde akla bile gelmeyecek bir hamle yaptı. Pavia'dan sonra Osmanlı hükümdarı Halife Kanuni Sultan Süleyman'a bir elçilik heyeti gönderdi. Ancak elçilik heyeti Bosna'da kayboldu. Bunun üzerine ikinci bir elçilik heyeti gönderildi. Kanuni, 6 Aralık 1525'te Fransa elçisi Jean Frangipani'yi kabul etti. Fransız elçisi, Fransuva'nın kurtarılmasını ve Habsburglar'a saldırılmasını talep ediyordu.
Bunun üzerine Kanuni, Fransa kralına Ocak (15-25 Ocak) 1525 tarihli bir nâme-i hümayun gönderdi. Tarihe geçen bu mektupta şöyle diyordu:


Pavia Savaşı'nda Fransuva'nın esir düşüşü.

'SÖYLEDİKLERİNİZ TAHTIMIN AYAKLARINA ARZ OLUNDU'
"Şanı yüce Allah'ın -sözü ve kudreti yüce olsun- yardımı, peygamberlik göğünün güneşi, kerem ve cömertlik burcunun yıldızı, nebiler zümresinin reisi, kemâl sahipleri fırkasının önde gideni, bereketi bol olan (Hz.) Muhammed Mustafa -Allah'ın selamı üzerine olsunve dört sevgilisinin ki, (Hz.) Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali'dir, Allah onların cümlesinden razı olsun. Onların mukaddes ruhlarını yoldaş eylesin.
Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren Allah'ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Karaman'ın ve Rum'un (Sivas ve civarı) ve Dulkadir Vilayeti'nin (Maraş ve civarı), Diyarbekr'in ve Kürdistan ve Azerbaycan'ın ve Acem'in ve Şam'ın ve Halep'in ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve daha nice memleketlerin ki büyükbabalarım ecdadımın kahredici kuvvetleriyle fethettikleri, büyüklüğün sığınağı olan zatımın ateş yağdıran ve zafer nakşeden kılıcımla fethettiğim nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bâyezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han'ım.
Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Fransuva'sın:


Kanuni'nin fermanı.

Hükümdarların sığındığı kapıma elçiniz Frangipan ile mektup ve sözlü olarak da birtakım haber göndermişsiniz. Ülkenizi düşman istila ettiğini, şu anda hapiste olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep etmişsiniz. Daha başka ne söylediyseniz her şey benim âlemin karargâhı olan tahtımın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden ayrıntılı olarak haberdar oldum.
Şimdi, hükümdarların yenilmesi ve hapsolunması hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız, düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Bizim büyükbabalarımız ve atalarımız daima düşmanı defetmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri durmamışlardır.
Biz de onların yolundan gidip, her zaman memleketler, sarp ve korunmuş kaleleri fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşanılmıştır. Yüce Allah hayırlar nasip edip, iradesi ne ise yerine gelsin. Bundan başka durumlar ve haberlerin, gönderdiğiniz adamınızdan sorulmuş olduğu malumunuz olsun. Böyle biliniz.
1526 yılının Ocak ayının ortalarında, saltanat mekânı, büyük ve korunmuş şehir İstanbul'da yazıldı."


Mohaç Savaşı

ZAMBAK VE HİLAL'İN KUTSAL OLMAYAN İTTİFAKI
Fransa'nın yardım isteyen mektubunu getiren elçi, Almanları doğudan sıkıştırması için Kanuni'yi Macaristan üzerine bir sefer açması konusunda teşvik etmekle de görevlendirilmişti. Osmanlılar, Macaristan'ı fethedebilirlerse Fransa üzerindeki Habsburg baskısı azalacaktı. Macaristan Kralı II. Layoş, Kutsal Roma-Cermen İmparatoru Şarlken ile Avusturya Kralı Ferdinand'ın kız kardeşleri Anna ile evliydi.
Bu sırada esir Fransa Kralı Fransuva, İspanya'ya götürülmüştü. 14 Ocak 1526'da Madrid Antlaşması imzalandı. Fransuva, büyük tavizler verdiği antlaşma imzalandıktan sonra 6 Mart 1526'da serbest bırakıldı. Aynı yıl savaş yeniden başladı.
Başka çare bulamayan Fransa, Osmanlı ile ittifak kurmak zorunda kalmıştı. Halbuki Fransuva, 1519'da başa geçer geçmez üç yıl içinde Türkleri İstanbul'dan ve Avrupa'dan kovacağını ilân etmişti. Hıristiyan dünyasında hoş görülmeyen bu ittifak için Fransuva'nın kullandığı bahane, Osmanlı topraklarındaki Hıristiyanları korumaktı. Bu ittifak, "Hıristiyan ve Hıristiyan olmayan imparatorluklar arasında ilk diplomatik ittifaktı. "Kutsal olmayan ittifak" denilen bu müttefiklik Carl Jacob Burckhardt tarafından "Zambak ve Hilal'in kutsal olmayan birliği" olarak adlandırıldı.



Fransuva - Kanuni

KANUNİ, MOHAÇ'TA MACAR ORDUSUNU PERİŞAN ETTİ
Kanuni, bu gelişmeler üzerine Macaristan seferini gündeme almıştı. Macaristan'a sefer yaparak Şarlken'e bir mesaj vermek istiyordu. Osmanlı ordusu 1526 Nisan'ında yola çıktı. Osmanlı ordusunun hedefi Macaristan'ın başkenti Budin'di. İki ordu 29 Ağustos 1526'da Mohaç'ta karşılaştı. Kanuni, Mohaç'ta muhteşem bir zafer kazandı. Mohaç Savaşı'ndan sonra Avrupa'daki dengeler değişti.
O dönemde Avrupa'nın tartışmasız en önemli gücü olan Osmanlı Devleti, Macaristan'ın geleceğinin en büyük belirleyicisi oldu. Macaristan için Mohaç'tan sonra büyük bir mücadele başladı. Macaristan toprakları 150 yıla yakın Osmanlılar ile Habsburglar arasında çekişme sebebi oldu.


Osmanlı Donanması Fransa'da.


FRANSA, OSMANLI SAYESİNDE AYAKTA KALDI
Osmanlı İmparatorluğu'nun modern Avrupa'nın şekillenmesinde önemli tesiri vardır. Kanuni zamanında Doğu sınırlarının fazla tehdit almaması ve Avrupa'da gelişen şartlar sebebiyle asıl hedef Batı olmuştu. Bu dönemde Habsburg İmparatorluğu akrabalık bağlarıyla Avrupa'nın önemli bir kısmında hâkimiyet kurmuştu. İtalya, İspanya, Avusturya, Almanya, Macaristan gibi ülkeler dolaylı veya direkt olarak Habsburg İmparatorluğu'na bağlıydılar.
Habsburgların önünde direnen tek güç Fransa idi. Osmanlıların Avrupa'daki bu mücadeleye karışmaları, siyasi dengenin yeniden kurulmasını sağladı. Fransa, Osmanlıların, Habsburglara karşı mücadeleye girmesiyle hayat hakkı bulabildi. Nitekim Fransa Kralı Fransuva, 1532'de Venedik elçisine, "Şarlken'e karşı Osmanlılar sayesinde güvence altında olduğunu" söylüyordu.
Osmanlılar, Fransa'yı asker göndererek, para vererek veya ticari ilişkilerle Habsburglara karşı kuvvetlendirdiler. Kanuni, 1533'te Fransa Kralı'na, Şarlken'e karşı İngiltere ve Alman prensleriyle bir ittifak yapması için 100 bin altın göndermişti. Fransa Kralı Fransuva ile Habsburg Hükümdarı Şarlken arasında 1542 yılında başlayan savaş sırasında Fransa, Osmanlı yönetiminden denizden destek istedi. 1543'te Osmanlı donanması Barbaros Hayreddin Paşa komutasında Akdeniz'e çıktı.
Barbaros, Marsilya'da Fransızlarla buluştu. Ancak Fransızlar hazırlık yapmadıkları için limanda beklemek zorunda kaldı. Fransa Kralı, Türkleri yardıma çağırdığı için Katolik dünyasının tamamen kendisine sırt döneceğinden korkmuştu. İşi sürüncemede bırakarak hem Barbaros'u hem de Katolik âlemini tatmin etmek istiyordu. Bu yüzden başlangıçta kararlaştırıldığı üzere Şarlken'e karşı büyük bir harekât yerine Nice kuşatmasını öne çıkardı. İki donanma Nice doğru yola çıktı.
Barbaros, Nice yakınlarında Villafranca Limanı'nı bombardıman edip ele geçirdikten sonra topları dağlardan aşırtarak Nice'i kuşattı. Nice'in teslim olmaktan başka çaresi yoktu. Ancak Fransızlarla haberleşerek şehrin Türklerin eline geçmemesi için Fransızlara teslim oldular. Barbaros, bu duruma sinirlenerek Toulon'a döndü.
Bu sefer sırasında, Salih ve Hasan reisler, İspanya'nın Katalonya sahillerini vurup pek çok ganimet aldılar. Ayrıca İspanya'nın Valencia eyaletindeki Endülüslüler, İspanyol idaresine isyan ederek Barbaros'tan yardım almaya çalışmışlardı. Ancak Fransızlardan istediği desteği alamayan Barbaros, harekâtı daha ileri götüremeyerek 1544'te İstanbul'a döndü.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.