FAHRETTİN ALTUN
FAHRETTİN ALTUN

Sen bir yağmacısın

Bu ülkenin üreten insanları ahlaksız bir saldırıya muhatap. Sadece siyaset sahnesinde değil.
Ekonomide, kültürde, sanatta, mimaride, yükseköğretimde, dış politikada...
Her alanda.
Kim bu saldırganlar?
Yağmacılar.
Daha önce de değinmiştim, bugün burada, bu ülkede üretenlerle yağmacılar arasında bir mücadele söz konusu.
Yağmacıların yağmacılığı tescillenmeden bu mücadelenin son bulması mümkün değil.
Yağmacılık kimileri için bir geçinme yöntemi.
Ayakta kalabilmek için yağmalamaya ihtiyaçları var.
Mevcut birikimlerin yağmalanması onlar için ana kriter.
Ekonomik, toplumsal, siyasi...
Hemen her alandaki zenginliklerin sömürülmesi ana stratejileri.
Büyük zorluklarla düze çıkarılmış ekonomimizi krize sürükleyecek adımlar atmak...
Zorlu mücadeleler neticesinde itibar kazanmış siyasetimizi kirletmeye çalışmak...
Son derece başarılı helalleşme politikalarıyla tesis edilen toplumsal barışımızı tehdit etmek...
Uzun uğraşlarla çeşitlendirilen medya alanımızı yeniden tektipleştirmek için kirli stratejiler uygulamak...
Çünkü onların toplumsal çatlaklara ihtiyaçları var.
Gücünü kaybetmiş bir siyasi iktidara.
Her düzeyde uluslararası baskı ve kuşatmalara.
Başkaldırı romantizmine.
Bunları temin etmek için, sivil ölümlerini hedefleyen patlamalara, terör saldırılarına, kaos edebiyatına ihtiyaçları var.
Ve tabii ki terör örgütlerine, onları sahiplenen siyasi oluşumlara ve medya organlarına.
Bir de onlara uzaktan destek verecek Türkiye hasmı yabancı hükümetlere.

***

Eli kanlı terör örgütü masum insanlarımıza eziyet etmeye devam ediyor.
Bir arkadaşım, sokağa çıkma yasağı ilan edilen bir bölgede ailesinin nasıl sıkıntı çektiğini anlattı.
Gözlerindeki acı tarifsizdi.
Sokağa çıkma yasaklarının yarattığı sıkıntılara ilişkin birçok haber var.
Paralel yapının, PKK'nın vs. yayın organlarında kaç gündür bu haberlere rastlıyoruz. CHP'li, HDP'li milletvekilleri durmadan bu konuyu gündeme getiriyorlar.
Fakat hiçbiri hikâyeyi gerçek şekliyle anlatmıyor.
Teröristlerin sokağa çıkma yasağı uygulanan evlerden çıkan masum insanları Kalaşnikoflarla nasıl taradıklarından dem vurmuyorlar.
Teröristlerin sivil ölümlerine ihtiyaçları var. Zira bunlar üzerinden ulusal ve uluslararası alanda propaganda yapıyorlar.
Ne demiş KCK'lı Karayılan?
"Halk bizi değil, askeri destekliyor. Acımayın, ayrım yapmayın, hastaneleri, sivilleri vurun."
Neden peki?
"Suçu devlete atmak" için.
Evet, yağmacılar ellerinden geleni artlarına koymuyorlar.
Fakat Allah'tan üretenler cephesinde çarklar dönüyor.
Yağmacılarla mücadelede gün be gün mesafe alınıyor.
Devlet, sivil ölümlerinin gerçekleşmemesi için azami dikkat gösteriyor.
Son 10 yılda yaşadığımız demokratik dönüşüm sayesinde bölge halkının destek olduğu bir terörle mücadele süreci yürütülebiliyor.
Hainlere, yağmacılara inat.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN