Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye'yi Eurovision'da temsil etmek pek çok sanatçının hayalidir. Ama gelin görün ki; şan, şöhret, onur ve sefa için çıkılan bu yol bazen cefaya da dönüşebiliyor.
Ünlü radyo programcısı Michael Kuyucu'nun Number One TV için hazırladığı Türkiye'nin Eurovision Serüveni adlı belgesel, sanatçılarımızın Eurovision sürecinde yaşadığı inanılmaz güçlükleri gün yüzüne çıkardı.

KAYAHAN'IN ÖZVERİSİ
Eurovision Şarkı Yarışması'na ilk kez 1978 yılındaki Türkiye finallerine beste yollayarak katılan Türk müziğinin ustası Kayahan, 1978 yılında katıldığı ilk yarışma için gerekli sermayeyi saatini satarak sağladığını da ilk kez bu belgeselde açıkladı.
Kayahan, "Eurovision'a ilk 1978 yılında beste yolladım. Kendi cebimden harcadım. Patek marka bir saatim vardı, onu sattım. Finallere 'İstanbul Hatırası' adlı şarkımı yolladım. Bana 'Şarkın güzel ama Eurovisionik değil' dediler. Yani Eurovision'a ait bir tarz varmış; biz bilmiyormuşuz. 1.5 dakika içinde yedi kez İstanbul diyerek hem Türkiye için anlamsız olmayan sözler söyledim hem de Fransız'a İngiliz'e ey ahali 'İstanbul' dedim" diyerek yıllar öncesine gömdüğü hayal kırıklığını dile getirdi.

OPERA DAYAĞI
Eurovision Şarkı Yarışması'na 1983 yılında Çetin Alp'in seslendirdiği 'Opera' adlı bestesi ile katılan Buğra Uğur ise Eurovision Türkiye Finalleri'nde birinci olduktan sonra Türkiye'de dayak yemiş.
Buğra Uğur, o anları şöyle anlatıyor: "Avrupa'ya Eurovision finallerine gitmeden önce dayak yedim. Ağzımı burnumu kırdılar. Hisar'da oturuyordum o zaman. Üç kişi geldi, içlerinden biri bana 'Sen kim, opera kim?' diyerek kafa attı, yere yığıldım. O zaman gençtik, bu da işin tuzu biberi oldu."

TRT ENGELLEMİŞ
Eurovision Şarkı Yarışması'na 1982 yılında 'Hani', 1987 yılında ise 'Şarkım Sevgi Üstüne' adlı besteleri ile katılan Olcayto Ahmet Tuğsuz, 1987 yılında Seyyal Taner'in seslendirdiği 'Şarkım Sevgi Üstüne' adlı bestesinin Avrupa'da plak olacağını ama TRT'nin buna izin vermeyerek önlerini kestiğini söyledi.
Tuğsuz, "Kimsenin eline geçmeyen bir şans geçmişti elimize. Eurovision duayeni bir Fransız prodüktör benimle anlaşma yaparak, şarkının birinci olacağına inandı ve Grup Lokomotif ve Seyyal Taner'le beraber şarkının yeni bir düzenlemesi eşliğinde bir Avrupa turnesi hazırladı. İyi bir tanıtım yaparak muhakkak birinci olacağımıza inanıyordu ama TRT'den izin alamadık. Bunu açıkladığımda TRT, 'Sen kim oluyorsun?' diyerek beni reddetti" şeklinde konuştu.

PETROL BASKISI
1980 yılında düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nda Ajda Pekkan'ın seslendirdiği 'Petrol' adlı şarkının bestecisi Atilla Özdemiroğlu da dönemin TRT yetkililerinin şarkı sözlerini değiştirmek için çok baskı yaptığını söyledi.
Atilla Özdemiroğlu dönemin TRT Genel Müdürü Doğan Kasaroğlu'nun, Şanar Yurdatapan'a "Şarkının sözlerini değiştirin" dediğini iddia etti.
Özdemiroğlu şunları söyled: "O dönem dünyanın en önemli sorunu olan petrol yokluğuna ironik olarak değinen bir şarkıydı. Petrol, Ajda'nın sevgilisiydi. Şanar Yurdatapan da, ben de dünyaya güzel bir mesaj vererek evrensel bir sorunu gündeme getirdiğimizi düşündük. Doğan Kasaroglu; 'Parçanın sözlerini değiştirin, yoksa şarkıyı çekeceğim' dedi. Ben de 'Hangi gerekçeyle?' dedim. Ondan tatmin edici bir cevap alamadım ve ben bu teklifi refüze ettim. Şarkının sözleri öyle kaldı. Sıkıştırmalar bununla sınırlı da kalmadı. Bize istisna akdi imzalatıyorlardı ve yarattığımız her şey TRT'de kalıyordu. Buna da itiraz ettik. Sözlerini değiştirmedik ve bunu başardık, onlar da eseri çıkartamadılar."

KÖKEN ARAŞTIRMASI
Eurovision'a üç kez besteci olarak katılan Erdinç Tunç da 2005 yılında Gülseren'in seslendirdiği 'Rimi Rimi Ley' adlı bestesinden dolayı değişik hakaretlere maruz kaldığını ifade ederken şarkı yüzünden TBMM'de kendi etnik kimliğinin tartışıldığını söyledi.
Erdinç Tunç, Michael Kuyucu'ya yaptığı açıklamada "Ben herkese açık bir yarışmaya katıldım. Meclis'te benim etnik kökenimi araştırdılar.
Neden? Bilmiyorum. Bu yıl ülkemizi temsil eden Can Bonomo mesela, farklı bir etnik kökenden. Diyeceğim o ki; etnik kökeni ne olursa olsun, bu yarışmada herkes ulusunu temsil etmeli" dedi.
Belli ki, Eurovision'da çalınan davulların sesi sadece uzaktan hoş geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN