Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Önce canım annemin, sonra da şehit anaları başta olmak üzere tüm annelerin bu özel gününü kutlayarak başlayayım söze. Her ne kadar tüketimi özendirme gayreti gibi görünse de, Anneler Günü'nü önemsiyorum.
Biliyorum ki, aralarında 'yılda bir gün bile olsa' hatırlanmaya, değer verilmeye, gönlü alınmaya muhtaç kadınlarımız var. İtirazım ise bu güzel günün ismine... Bence adı artık 'Anneler Günü' değil, 'Annelik Günü' olarak değiştirilmeli.
Zira ben ne anneler gördüm, 'Anne' sıfatını zerre kadar hak etmeyen. Ne çocuksuz kadınlar gördüm, 'Analık dersi' veren...
Birkaç yıl önceydi, mutlaka hatırlayacaksınız. İsminin önünde kazara 'Anne' sıfatını taşıyan bir kadın, 5 aylık bebeğini evde yalnız bırakıp bir haftalığına tatile gitmişti. Zavallı çocuk, açlık ve susuzluktan hayatını kaybetmişti. Şimdi gelin de ona 'Anne' deyin bakalım.
Benim bir teyzem var, Altınoluk'ta.
Adı, Zehra Baysal...
Allah ona çocuk nasip etmemiş ama o ömrünü 'anneliğe' adamış. Bölgede okul üstüne okul yaptırıp yüzlerce çocuğa annelik ediyor şimdilerde...
Hatırlayın; Antalya'da bir teyzemiz, trafik kazası geçirip hafıza kaybına uğrayan ve yatalak hale gelen bir Rus gencine nasıl da yıllarca öz evladı gibi bakmıştı.
Diyeceğim o ki, her çocuk sahibi kadına 'Anne' denilemez. Anne olmak için de ille çocuk doğurmak gerekmez. İşte bu nedenle günün ismi 'Anneler Günü' değil, 'Annelik Günü' olmalı.
Bu satırları yazarken gözüm ekrandaki bir reklama takıldı.
'Her bebek aslında bir anne getirir dünyaya' deniliyordu reklam metninde.
Reklam bitti, haberler başladı.
Çöpe atıldığı için hayatını kaybeden bir minicik bebeğin buzlu görüntüsü belirdi ekranda, o reklamı yalanlayan... Her bebek, bir anne getirmiyordu dünyaya işte...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN