Türkiye'nin en iyi haber sitesi

FUNDA KARAYEL

Filmin çiftlikte çekilmesi beni zorladı

SİNEANKET OZAN GÜVEN

'Annemin Yarası' filminin başrol oyuncusu Ozan Güven ile konuştuk...
Filmin neredeyse her aşamasında bulunmuşsunuz.
Evet diğer filmlerde de dahil oluyordum bir şeylere ama bu biraz daha farklı. Neredeyse 'Hadi gelin bu filmi yapalım' şeklinde bağırdım etrafta. Sonra Ozan Açıktan geldi. Filmde herkes, kimliklerini ve egolarını dışarıda bırakarak sadece filme hizmet etti. 'Annemin Yarası' kendini çektirtti. Yılmaz Erdoğan da filmin bir yerlerine dokundu; çok adının geçmesini istemese de, çok değerli katkıları oldu. Gurur duyacağımız bir iş.

'KENDİME DAHA ÇOK YAZABİLİRDİM'
Senaryo ekibinde sizinle birlikte çok kişi var. Fikir ayrılıkları olmadı mı?
Bu hikaye bana geldi, müthiş bir hikayeydi fakat revize edilmesi gerekiyordu. Hikayenin sahibi Funda Çetin buna izin verdi, sonra hep beraber senaryoyu yazmaya başladık. Gerçekten de herkes bir sürü şey yazdı ve film ihtiyacı olanları aldı. Fikir ayrılıkları elbette oldu. Sette yönetmenimiz Ozan'la çok kavgalarımız, hatta birbirimizi parçaladığımız zamanlar oldu ama maç bittikten sonra beraber aynı soyunma odasına gittik.
Filmde tecavüz ajite edilmeden işlenmiş...
Evet, buna dikkat ettik. Bu filmin hikayesi bir çocuğun ailesini araması üzerine. Biz bu filmde aile olmayı, anne-baba olmayı, çocuklu olmayı, çocuksuz olmayı sorgulatıyoruz. Bunu kimsenin canını sıkmadan anlatmak çok zordur ama biz bunu becerebildiğimiz için çok seviniyorum.
Roller de eşit dağıtılmış, buna özellikle mi dikkat ettiniz?
Ben saçmaladım orada çünkü kalem benim elimdeydi, kendime daha fazla yazabilirdim. (Gülüyor)
Ama yine en cool karakteri almışsınız...
Valla tatlı adam oldu 'Borislav'.
'Borislav' iyi mi, yoksa kötü biri mi? İyilik ve kötülük kişiye göre değişebilir. Ben karakterin kötülüğünden ziyade aşkıyla, tutkusuyla ve sadece kadınına olan bağlılığıyla ilgilendim. O yüzden de enteresan bir adam oldu 'Borislav'. Empati kurarak oynadığım karakterlerden biriydi.
Meryem Uzerli'nin canlandırdığı karaktere gelelim... Senaryoyu ilk okuduğunuzda 'Bunu Meryem oynamalı' demiş miydiniz?
Ben okuduktan iki gün sonra Meryem'e gönderdim senaryoyu. Allahtan yanında Türkçe bilen birisi varmış; iki saat sonra döndü ve "Tamam, ben oynuyorum" dedi. Meryem benim 'Muhteşem Yüzyıl'dan beri arkadaşım. Bu filmde karı-kocayı oynarken çok yardımcı oldu. Göreceksiniz; şahane oynadı.
Filmdeki sevişme sahneniz çok konuşuldu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Özel hayatımızda yapamadığımız her şeyi bu filmde yaptık. (Gülüyor)
Bir oyuncu olarak sizi fiziksel olarak zorlayan bir sahne var mıydı?
Film çiftlikte geçiyor ve ben hayvanlarla pek içli dışlı olamam. Bu filmin her saniyesinde çok zorlandım, en çok da final sahnesini çekerken; hem duygu olarak, hem de alternatif bir final çekmemiz gerekiyordu.
Domuz avlama sahnesi çok merak ediliyor; o sahne gerçek mi?
Evet.
Bu film size neler kattı?
Hiçbir şey katmadı, benden çok şey aldı. (Gülüyor) Çok beceriksiz olduğum için akordiyon çalmayı öğrenemedim, ancak ıslık çalabiliyorum. Çiftlik hayatı ve hayvanlar beni gerçekten zorladı.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA