sahil hattındaki beş yıldızlı oteller; kalburüstü kişilerin pazar gününü devirme mekanlarıdır. Bizim de geçtiğimiz pazar, üç farklı otelde uğramamız gereken kutlamalar vardı. İlk adresimiz; Shangri La Bosphorus...
Brunch saatlerindeyiz ancak otelin bahçesinin olmaması, beni hayal kırıklığına uğrattı. Yavaş ve aksak servisle de sınıfta kaldılar. Ne sipariş ettiğim portakal suyu geldi, ne de döner... Üç kişi için 600 lira hesap ödeyip, 'Kaç kaç kaç!' deyip Four Seasons'a gittik. Masalar kenarına taşmış, tınıları Boğaz'ı sarmış. Her şey tıkırında, keyifler gıcır ama tam derin bir oh çekecekken, otelin dış cephesindeki tadilat işleri tüm huzurumuzu kaçırdı.
Rahatsız olduğumuzu söylememize rağmen '20 dakika sabredin, bitecek' cevabı aldık. Bu sırada adeta kafamıza çivi çakılıyordu! Pazar sabahı, o kalabalıkta tadilat işi yapılır mı, yapılmaz! Hemen kalkıp son durağımız olan Çırağan Sarayı'na geçtik. Burası daha sakin; ne müzik var, ne de insan sesi. Bahçesi kalabalık ama ortama bir sükunet hakim.
'Peki burada başınıza ne geldi?' derseniz, erkekler tuvaletinin sifonunun çalışmadığını söyleyebilirim. Anlaşılan pazar, benim için gizli müşteri günüymüş. Hataları bulup rapor eden bir gizli müşteriye döndüm adeta!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN