Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MERT VİDİNLİ

Şehrin yeni hastalığı: Yalnızlaşmak

Şehirdeki bulaşıcı bir virüs bu aslında; hayatımıza yeni birilerini alamamak.
Bu yüzden de kısır bir döngünün içerisinde kalıp hep aynı şikayetçi tavrı takınıyoruz. Her şey, herkes aynı: 'Çok sıkılıyorum!' Son günlerde sayısı artan bu insanların çoğu kişisel gelişim programlarına gidip kendilerini aşmaya çalışıyor, yeni olanı hayatlarına kabul etmeyi öğreniyorlar. Ben kişisel gelişim seminerlerine, psikologlara gitmiyorum ama kendimce bir çözüm yaratmaya karar verdim. İşte yöntemim:
1- İlk başta kaybettiğiniz o güven sorununuzu çözmeye başlayın; insanlara şans verin. Korkak, endişeli tavrınızı bir kenara koyun.
'Acaba bana kazık atar mı?' endişesini duymamaya çalışın.
2- Kısırdöngünün içinde kalmamıza sebep olan, takılmaktan keyif aldığınız o mekanları değiştirmeye başlayın.
Başka bir rota çizin kendinize.
Kahvenizi yudumladığınız, yemeğinizi yediğiniz mekanları sıfırlayın.
3- Beğendiğiniz, hoşlandığınız yeni birileri olunca egonuza yenik düşmeyin. 'İlk adımı o atsın' oyununa girmeyin; bir kere de ilk adımı siz atın. Ne olacak ki, incileriniz mi dökülecek yahu!
4- Sosyal medya, başkalarının hayatlarınızı dikizlerken sizi yalnızlaştıran bir mecra aslında. Adına kanmayın.
Teknolojinin oynadığı oyunun dışına çıkın. Başkalarının hayatlarını dikizlemekten, paylaşılan hayatların mükemmel duruşuna kanmaktan gerçek hayatın cilvelerini unuttunuz.
Şimdi o telefonu cebinize koyun, ilgilenmeyin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.