Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN CAN YANTIR

Giderken düşündün mü?

Bu satırları tekrar tekrar okumaya cesaretim yok. Kalbimden, beynimden ne geçiyorsa, onu yazacağım; bir seferlik mazur görün… 30 senelik hayatının, 25 senesinde 'en iyi arkadaş' tanımına giren isim hiç değişmiyorsa, o isme ilişkin anıları da fena hâlde yoğun oluyor insanın… Bir kere, hayata yeni yeni ısınılan ilkokul çağlarında, sıra arkadaşlığıyla atılmışsa o birlikteliğin temeli, insanoğlunun yarattığı hiçbir ruhsal depremin gücü yetmiyor yıkmaya... Çünkü okuldan çıkınca el ele tutuşulup gidiliyor evlere… Mahalle maçlarında hep aynı takımda olmak istiyor insan. Topun sahibi, birer birer takımlara dağıtırken, o arkadaşının olduğu tarafa doğru meylediyorsun; etrafa çaktırmadığını düşünerek… Teneffüste simit-gazoz alınacaksa; ortak harçlıktan faydalanılıyor… Akşam ders çalışılacaksa, adres belli. Ailelerden izin alındı mı; doğru deplasmana, yatıya… Sonra yavaş yavaş büyüyor insan. Saçı başı değiştiği gibi, arkadaşları da değişiyor. Yeni yaşlar, yeni yüzlerle geliyor. Ve o yeni yüzler, yeni öncelikler kazanıyor insan hayatında. Eğer o 'en iyi arkadaş', lise çağlarında da makul mesafedeyse, anılar katlanarak artıyor. Bir kere, ders kırmalarda suç ortağı oluyor. Kendi suçlu değilse bile öyle yapıyor; gelecek toplam tepkinin, kafa sayısına bölüneceğini bildiğinden, paydayı büyütmeye çalışıyor… En arkaya oturup, hoca ders anlatırken, sıranın altına zulalanmış çubuk krakeri, çaktırmadan yerken, en büyük desteği veriyor sana… 'Hangi kız, kimden hoşlanıyor? Bahsi geçen kız senden hoşlanıyor mu?' eksenindeki soruların cevabını bulmak için canla başla çalışıyor. Üstelik sen hangi kızdan ne kadar hoşlanıyorsun; bunu da biliyor. İlk gençlik yıllarının tüm duygusal kasalarının anahtarını teslim ediyorsun, bir anlamda. Bir hortumlasa; insan içine çıkamazsın… Sonra üniversite derdi başlıyor. Birbirine gaz vermeler giriyor devreye. Aynı şehirde yaşama planları yapılıyor. Hayat yüksek ihtimalle, ilk kavşağı da o anda koyuyor bu arkadaşlığın önüne. Başka başka şehirlere çıkıyor yollar. Hayat bir kez daha yeni yeni yüzler çıkarıyor insanın karşısına. Ve o 'en iyi arkadaş', bu dönemde de koruyorsa yerini, aradaki bağın sağlamlığını anlıyorsun… Çünkü artık, muhabbetin belini kırmak için başka şehirlere gitmeleri öğreniyorsun… Biriniz işletme, biriniz siyaset bilimi okurken bile; gelecekte ortak işler yapmayı hayal edebiliyorsun. Sen parti başkanı oluyorsun, o danışmanın; oldu mu sana, en kralından bir gelecek planı. Sonra sevgilinle kavga ediyorsun, arıyorsun… Paraya sıkışıyorsun, arıyorsun… Tatilde sap sap gezmemek için, arıyorsun… Sıkılıyorsun, arıyorsun… Seviniyorsun, arıyorsun… Eski sevgilini çoktan unutuyorsun, yeni sevgilini haber vermek için, arıyorsun… Hayatında ciddi değişiklikler yapmak istiyorsun, arıyorsun… İşten istifa dilekçeni yazıyorsun, imzalamadan önce, arıyorsun… Evlenme kararı alıyorsun, bunu sevgiline bile söylemeden önce, arıyorsun… Üstelik çoğunda, ailenden önce, onu arıyorsun… Gerektiğinde en ağır eleştirileri duyuyorsun ama biliyorsun ki bu dünyada sana uzatılacak bir ele ihtiyacın olduğunda, o el ne yapıp edip bir yerlerden geliyor; yıllardır biriktirdiği anılarla. Buraya kadar yazdıklarımda bir hata yaptıysam affedin. Hayattaki ilk arkadaşını kaybedince insan, fena hâlde boşluğa düşüyormuş. Üstelik o, uçup gitmeden birkaç saat önce arayıp, "Özledim be kardeş!" dediyse, o boşluk daha da derinleşiyormuş. Saatlerce ağlasan, açılamıyormuşsun… Ve en kötüsü, gün gelip de, yüzünü değil ama sesini unutacağını düşününce, daha da derin saplanıyormuş yüreğine acı. Biliyorum, yüzü hep kalacak benimle; ama o sesi gidecek kulaklarımdan… Murat, nur içinde yat kardeşim. Merak etme, bundan sonra sana ihtiyacım olduğunda, nereye geleceğimi çok iyi biliyorum…

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.