Zeytinburnu'nda yapılan bir gökdelenin, şehrin silüetini bozduğunu, proje ancak Sultanahmet ve Ayasofya'yla aynı boya geldiğinde anladık. Bu, affedilmez bir hatadır ve kimin imzası varsa hesabını verir.
Birkaç gün önce, Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya müdahil olarak, İstanbul'un silüetini bozan yapıların gerekirse yıkılması talimatı verdiği haberleri çıktı. Sevindirici bir gelişme; çünkü Başbakan'ın kararlılığı bu ülkede şüphe duyulmayan ender durumlardan biri...
Ama bence daha büyük bir sıkıntı var.
İstanbul silüeti' tam anlamıyla ne ifade ediyor? Marmara'dan giriş yaptığınızda Tarihi Yarımada'nın arkasında, müthiş çirkin görüntü oluşturan onlarca gökdelen yükseliyor.
HANGİSİNİ YIKACAĞIZ?
Dolmabahçe Sarayı'nın arkasında da aynı görüntü var. Bunların çoğunun sebebi Taksim-Levent-Maslak hattındaki gökdelenler. Bir o kadar gökdelenin yapımı da devam ediyor.
Bütün bunları da İstanbul silüetini bozan yapılar olarak değerlendirecek ve yıkacak mıyız? Bu kadar büyük çaplı bir operasyon elbette mümkün değil ama bu 'silüet' tanımının da iyi yapılması gerekiyor; günah keçisi bir tek Zeytinburnu'ndaki proje değil yani…