Bugünlerde insanlık birbirine "Biz ne yapıyoruz?" sorusunu sorsa iyi olur.
Bir kızgınlık, bir yakıp yıkma hali almış başını gidiyor.
En son, Hz. Muhammed'e açıkça hakaret eden bir filmin görüntüleri internete düştü ve ortalık yangın yerine döndü.
Ortalığa sürülene film demek için bin şahit ister. Tam bir ilkokul müsameresi. Çekimler desen berbat. Kamera ve basit montaj tekniklerini kullanmayı bilen herhangi birinin yapabileceğinden daha da kötü!
Bırakın tepki vermeyi, izlemeye bile değmez; o derece. Ama gelin görün ki, iş sanal dünyada öyle bir yayılıyor ki; milletler ayağa kalkıyor, insanlar öldürülüyor.
ORTAYA ÇIKAN BİR UCUBE
İnternet kuşkusuz çağımızın en büyük yeniliği.
Şu anda günlük hayatımıza yön veren neredeyse her şeyi ona borçluyuz. Ama bütün avantajlarının yanında; tepkilerin kontrolsüz şekilde yayılmasına ön ayak olma gibi bir olumsuzluğu da beraberinde getiriyor.
Bugün ortalığı yakıp yıkanlara sorun; eminim yarısından fazlası o filmi izlememiştir. Ama öyle bir dalga yaratılıyor ki; sanki dünya bir olmuş, Hz. Muhammed'i karalamak için bir film çekmiş.
Kendini yönetmen diye tanımlayan ne olduğu belirsiz bir pespaye, başka bir filmde oynayacaklarını zannederek üç kuruşa kandırılmış oyuncular ve ortaya çıkan bir ucube; hepsi bu.
SAKİN OLMAYA İHTİYACIMIZ VAR
Müslüman olsun olmasın, değer sahibi her insan böyle bir filmden rahatsız olur ama tepkisini, masum insanlara saldırarak göstermez. Müslüman dünyası bu yapılana çok tepki vermek istiyorsa; bugüne kadar kendi değerlerini, kendi güzelliklerini insanlığa doğru şekilde anlatamamış olmasına versin.
Futbol kulüplerine milyar dolarlar yatırırken, Selahaddin Eyyubi'nin bile hayatını anlatmayı Batı dünyasına bırakmasına tepki versin mesela... İnsanlığın bu kadar kolay manipüle edilebilir hale gelmesi çok düşündürücü. Bugünlerde sakin olmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Bir hadis şöyle der: 'Öfkelendiğinizde ayaktaysanız oturun, oturuyorsanız yatın.' Oldu ki öfkelendiniz, deneyin; faydasını göreceksiniz...