Geçenlerde şeytan dürttü, kendi çapımda mini bir test yaptım. Her zaman gittiğim, çok da sevdiğim kumsalda şirin, sakin bir balıkçı vardır. Çeşme'de, Germiyan'da. Oraya ünlü bir santaçı dostumu götürmek istedim ve bu kez rezervasyonu kendi adıma değil, onun adına yaptım. Bakayım dedim, bir şey farkedecek mi? Aman Allah'ım, bu kadarını beklemiyordum. Mekanın her zamanki plastik sandalyeleri gitmiş, yerine özel koltukumsu bir şeyler konulmuş. Masada beş kişiyiz ama tüm garsonlar bize, 'Tom ve Jerry'deki görünmezlik mürekkebiyle boyanmışız muamelesi yapıyorlar. "Ne istersiniz X hanım, bir arzunuz var mı X hanım, ne balık yemek istersiniz X hanım, sizi rahat ettirmek için bu koltukları özel koyduk X hanım..." Bir ara dayanamadım, "ulennn" dedim, "asıl devamlı müşteriniz biziz, hele bir acıyın da arada biz maraba takımına da sorun; bir isteğimiz var mı, iyi miyiz hoş muyuz?" "Aaa biz sizi fark etmedik, pardon" gibi kabahatten büyük bir özürle karşılık verdiler. Söylüyorum size, gerçekten anamızdan şanssız doğmuşuz. Neyse Allah'tan şöhretli arkadaşlarımız var da arada insanlık görüyoruz. Vay be!