Haber aynen şöyle: "Şeffaf Oda' programına katılan Yılmaz Özdil, yaptığı Atatürk tanımı ile izleyenleri büyüledi...
Özdil,
'Kur-an'ı okumak, din bezirganlığını ortaya çıkarmak için çok pratik bir yol. Cebimizde taşıdığımız para ise, sahte Atatürkçüleri ortaya çıkarmak için çok pratik bir yol. Parayı ışığa tuttuğunuzda içinde Atatürk varsa, o para gerçektir. Yoksa sahtedir.
İnsanları da ışığa tutmamız yeterlidir. İçinde Atatürk geçmeyen herkes sahtedir...' dedi."
ABARTMA ÇILGINLIĞI
Vallahi Atatürk'ü severim, sayarım ama ben bu tanıma büyülenmedim.
Çünkü bu tür abartılı tabirlerin Atatürk'ü putlaştırdığına inanıyorum.
"İçinde Atatürk geçmeyen herkes sahtedir" ne demek? Herkes mi?
Ne yani Amerika'nın Kaliforniya eyaletinde yaşayan Coni'nin de sahte olmaması için içinden Atatürk mü geçmesi lazım?
Eğer Atatürk'ü tanımıyorsa vay haline!
YILMAZ'CIĞIM UÇMUŞSUN!
Emin olun Atatürk yaşasaydı "Yılmaz'cım uçmuşsun, çok abartmışsın sen" derdi. Atatürk'ü devlet adamı ve komutan olarak büyük bir deha olarak görebilirsiniz ama o da bir insandı.
Sevapları, hataları vardı.
Yani sahte bir insan olmamamız için her düşüncesiyle, her icraatıyla, kısacası her şeyiyle içimizden Atatürk mü geçmesi lazım?
Can Dündar'ın 'Mustafa' belgeseli ilk kez 'insan Atatürk'ü anlatmıştı.
O belgesele en büyük tepklerden biri de Yılmaz Özdil'den gelmişti.
O zaman da şaşırmadım, şimdi de...