Milliyet yazarı Ali Eyüboğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın maddi destek, festivallerin ise ödül verdiği filmlerin neredeyse tamamının gişede çakıldığını ve seyircinin ilgi göstereceği film gibi filmlere destek olunması gerektiğini yazmıştı. Ben de bu yazıya itiraz etmiştim. Hıncal Abi (Uluç) de benim sanatsal film lafıma karşı çıkarak polemiğe kavramsal açıdan yaklaştı: 'Sanat filmi yoktur.
Filmin kendisi bir sanattır çünkü.. Sanat heykeli, sanat resmi var mı?' Eyüpoğlu ile aynı fikirde olduğunu belirten Hıncal Abi'nin yazısı, "Bakanlık, halkın parasını, onun zerre ilgisini çekmeyen festival filmlerine değil, film gibi filmlere dağıtmalı" diye bitiyordu.
Bana rakamsal verilerle dolu ayrıntılı bir e-posta gönderen sinema ve dağıtım sektörlerini iyi bilen Haluk Kaplanoğlu adlı okurum ise, 'Salon sahipleri gişede iş yapacak filmi gösterime sokar ve bu da onların en doğal hakkı' diyordu.
Hıncal Abi de haklı ama kavramlara fazla takılmayalım.
Sanatsal film, art house film, bağımsız sinema, festival sineması, öteki sinema vs; hepsi aşağı yukarı aynı şey aslında. Bu tanımlar, film gibi filmler benzetmesinden de daha anlaşılır aynı zamanda.
Kime göre film gibi film?
Belden aşağı esprilerle dolu, gişe rekoru kıran, vasat yerli komediler mi?
Bu tartışmada Eyüpoğlu, Hıncal Abi, Haluk Kaplanoğlu vs. herkes kendince haklı. Ben ise hâlâ aynı fikirdeyim. Bu köşede uzunca bir süredir ara ara festival filmlerinin gösterime girecek salon bulamadığından bahsediyorum. Yeni Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'dan önceki üç bakan da bu sorunla ilgilenmedi. Umarım Avcı, bu sorunu çözmeye çalışır. Çünkü asıl sorun festival filmlerinin gösterime girecek yeterli salon bulamamasıdır.
Bakanlığa festival filmleri yerine; salonları işgal eden, tekel oluşturan popüler sinemaya destek olunsun çağrısında bulunmak ise sinemaya ihanettir! Eyüpoğlu ve Hıncal Abi yılda yedisekiz film çeken yapımcılar gibi meseleye sadece zararziyan hesabıyla, maddi açıdan yaklaşıyorlar.
Kültür bu yahu!
Bakanlığın festival filmlerine destek olması, kütüphane açmasına benzer. Bundan fazla geri dönüş beklenmemeli. Elbette destek paraları adaletli dağıtılmalı.
Şu da unutulmamalı:
Festival filmleri, bakanlık desteğini kaybederse Avrupa festivallerinde gurur duyduğumuz ödüllerden de oluruz. Çözüm önerim ise tıpkı Avrupa'daki gibi sinema salonlarında bağımsız yapımlar ve festival filmleri için popüler filmlere sınırlama getirilmesi. Bir AVM'de sekiz salon varsa bunun bir tanesinde sürekli olarak bağımsız yapımlar, festival filmleri oynatılmalı. Ama Eyüpoğlu, Hıncal Abi; bir AVM'de bütün salonlarda popüler filmler oynatılsın ayrıca bu filmler bakanlıktan destek görsün istiyorlar. Geriye de festival filmlerine cenaze namazı kılmak kalıyor!