Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'da oğlu Ateş ile tatil yapan İvana Sert, geçtiğimiz günlerde bir restoranda, küçük porsiyon et, bir hamburger, üç top dondurma, bir bardak kola ve Türk kahvesine 800 TL ödemek zorunda kalmıştı.
Gelen hesap üzerine "Gözlerime inanamadım.
Ağlayasım geldi.
Ödeyip çıktım. Ama bir daha adım atmam" diyen Sert, artık lüks beach'ler yerine halk plajlarını tercih ediyormuş. Sert, Türkbükü ve Gümüşlük'e yemeğe de gitmiyormuş.
İvana Sert gibi ultra lüks yaşam sürdüren biri söz konusuyken bu haber, eğlencelik bir yaz sezonu asparagası gibi duruyor. Ancak lüks beach'lerdeki fahiş fiyatlar zenginleri bile kızdıracak boyuttayken, Sert'in halk plajını tercih etmesi doğru olabilir.
Lüks beach'lere gösteriş için gidenlere söyleyecek lafım yok. Talep var ki, fahiş fiyat politikası uygulanıyor.
Aslına bakarsanız çok kalabalık değilse, gelen gidenin belli olduğu, insanların rahatsız edilmediği halk plajları lüks beach'lerden daha iyi. Lüks beach'lerin pahalı olması bir tarafa çok sıkışık alanlara sahip oluyorlar. Çocuklu aileleri geçtim, bazen genç sevgililer bile bu dar alandan rahatsız olabiliyorlar. Lüks beach'lerde genelde stres atabileceğiniz kum da yok. Sizden önce yağ sürüp terleyen insanın uzandığı şezlonga ya da mindere yatıyorsunuz.
Ve tepenizde sürekli bir garson duruyor, habire 'Bir şey ister misiniz?' diye soruyor. Yiyip içiyorsunuz ama sormaya devam ediyor! Hem kazıklanıyorsunuz, hem de rahat edemiyorsunuz. Bodrum ve Alaçatı'da devletin açtığı yeni plajların sayıları umarım artar.
İvana Sert'e de bir önerim olacak; yiyecek-içeceği soğuk tutan oto buzdolabı ve iki rejisör koltuğu alsın ve baksın keyfine.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN