İstanbul Çekmeköy'deki Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 44 yaşında biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik'i bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki F.S.B, kasten öldürme suçundan tutuklandı.
F.S.B ifadesinde, olaydan iki gün önce sevgilisinden ayrıldığını öne sürerek, saldırı anını şöyle anlattı:
"Bu yüzden okula rehber öğretmenimiz Şeyda Hoca ile görüşmek için gittim. Şeyda hoca ile görüştükten sonra intihar edecektim. Bulamayınca strese girdim. Sesler duymaya başladım.
Rastgele bir sınıfa girip ilk kimi gördüysem ona saldırdım. Kendimde değildim. Sadece koridorda koştuğumu hatırlıyorum. Daha önce Fatma Nur öğretmenin dersime girdiğini hatırlıyorum.
Biyoloji dersimize giriyordu. Bir husumetimiz yoktu. Zeynep öğretmeni tanıyorum. Daha önce kimya dersimize girmişti. Onunla da aramda bir husumet yoktu. Salih'i ise daha önceden tanımıyorum.

Rastgele bıçakladım. Yanımda her zaman bıçak taşırdım. O güne özel bir şey değildi. Beni azmettiren herhangi bir kimse yoktur. Yaralanan kişilerden özür diliyorum." Zanlı cinnet hali, kasıt yok, planlama yok, husumet yok, pişmanlık, özür dileme vs. cezayı düşürecek ne varsa söylemiş! Pardon söylettirilmiş!
Doğrusu böyle soğukkanlı bir caniye en düşük ceza alacak şekilde savunma ezberlettiren avukatın da motivasyonunu merak ettim? Elbette avukatı da suçlayamayız, zanlının da savunma hakkı var! Avukat bu caniyi savunmayı reddetse bile kanunen Baro mutlaka bir avukat atamak zorunda!
Okuldan öğrencilerin iddiasına göre ise; katil, ders programını kontrol ederek, hedef aldığı öğretmenin hangi saatte hangi sınıfta olduğunu öğrenip, planlı hareket etmiş.
Umarım çapraz sorguda katili bülbül gibi konuştururlar!
Katil öğrencinin, geçen yıl da okulda bir kavgaya karıştığı ve Fatma öğretmenin disiplin kurulunda, "Can güvenliğimiz yok" diyerek meslektaşlarını uyardığını biliyor muydunuz?
Fatma öğretmen tedirginliğini defalarca yönetime bildirmiş.
Okul yönetimi yanında sürekli bıçak taşıyan katili daha önceki vukuatlarında neden okuldan atmadı?
Sekiz gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tedavi gören katilin, 20 Şubat'ta babasının isteği ile hastaneden çıkarılması da ilginç!
F.S.B'nin hastaneden çıkmasına izin veren doktor da incelenmeli? Doktor, bu çocuk tehlikeli, başına iş açabilir diye okul yönetimini ve veliyi uyarmadı mı?
Böyle psikopatlar, velisi isteyince eve gönderiliyor mu?
İfadedeki 'Beni azmettiren herhangi bir kimse yoktur' sözüne de takıldım.
Özellikle üstüne basarak bunu söylemesi kafalarda soru işaretleri oluşturuyor!
Düşük bir ihtimal gözükse bile bir gazeteci olarak şu soruyu sorabilirim diye düşünüyorum:
Tüm uyarılara rağmen okul yönetimi ısrarla bu tehlikeli çocuğu neden okulda tuttu?
Veli çocuğunun ruhsal durumunu tahlil edemedi mi? Sekiz gün hastanede tutulan böyle tehlikeli bir psikopat okula neden gönderildi?
Çocuğun yaşı küçük, ruhsal sorunları var. Hastaneye yatıp çıkmış!
Az ceza alacağı kesin gibi gözüken F.S.B'yi azmettiren biri olabilir mi? Bu sorular cevap bulmalı. Elbette emniyet ve yargı tüm olasılıkları hesaba katacaktır diye düşünüyorum.
***
SUÇLU YETİŞTİREN CEZA ALMALI
Cinayet, tecavüz gibi ağır suçlarda 18 yaşından küçük çocukların ailelerinin de cezalandırılması gerektiğine inanıyorum.
Çocuklarının ne yaptığıyla ilgilenmeyen birçok aile var.
İleride güçlü olsun diye bilinçli zorba, hatta suçlu çocuk yetiştirenler bile var.

Vatana hayırlı, başarılı çocuk yetiştiriyorsun sonra, ailesinin hiç ilgilenmediği, sevgi görmemiş, potansiyel suçlu olarak yetiştirilen bir çocuk sizin oğlunuzu öldürüyor!
Hakkını arayan aile tehdit ediliyor, çocuk cezaevinde kahraman gibi yollanıyor, birkaç yıl yatıp kilo almış besili bir halde hayatına devam ediyor!
Sonra da bu katil psikopat çocuklar 'suça sürüklenmiş çocuk' romantizmiyle topluma dahil ediliyorlar ve onlar da suç kariyerine devam ediyorlar.
Çözüm basit: suçlu çocuk yetiştirip insanların ölmesine neden oluyorsan cezaevinde yatacaksın!
***
HER ÖĞRENCİYİ KAZANALIM SAÇMALIĞI
Milli Eğitim Bakanlığı'nın sorunlu, suçlu çocuklar için 'her öğrenciyi kazanalım' yaklaşımı insancıl, evrensel bir tutum gibi gözüküyor.
Ancak kazanılacak öğrenci var, katil, suçlu olma potansiyeli olan öğrenci var!
Fatma Nur Çelik'i bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki F.S.B, bizim zamanımızda (80'ler) öğrenci olsaydı daha ilk vukuatlarında öğretmenden dayak yer, evde de öğretmenini niye üzdün diye bir de babasından dayak yerdi.
Vukuatlarına devam ettiğinde okul müdürünün sopası devreye girer, öğrenci sorun çıkarmaya devam ettiğinde ise önce uzaklaştırma cezası, sonra da tasdiknamesi verilirdi.

Eskiden okumayacağı belli olan çocuk da hemen bir ustanın yanına çırak verilirdi!
Benim böyle sorunlu bir arkadaşım vardı, şimdi oto tamircisi ve çok zengin.
"İyi ki müdür okuldan attı" diyor.
Şimdilerde ise yanında bıçak taşıyan, arkadaşlarını, öğretmenlerini döven, öğretmenlerini şaklaban yapıp videosunu çeken çocukları kazanalım diye uğraşılıyor.
Sonra bu çocuklar, Ahmet Minguzzi gibi pırlanta çocukları öldürüp kendi hayatlarını da yakıyorlar!
Öğretmen arkadaşlarımdan sürekli duyuyorum; veli ya da öğrencilerin en ufak şikayetinde öğretmenler hakkında soruşturma açılıyormuş.
Bazı sorunlu okullarda öğretmenler, dışarıda öğrencilerden dayak yememek için hep alttan alıyorlarmış.
Öğretmenlerin de otoritesini artıracak, en önemlisi onları bıçaklı çocuklar ve psikopat velilerden koruyacak tedbirler alınmalı.
***
Altyazı
"Sanki çok ömrümüz varmış gibi, beklemeyi öğretiyor bize hayat.'' (Piyanist)
