Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Önce köşe yazında, isim vererek bir kadını 'dağa kaldırmaktan', 'seks kölesi' yapmaktan söz edeceksin; dolayısıyla onu bu şekilde milyonların ağzına sakız edeceksin... Sonra da, "Benim mizahımı anlayan zeki insanlardan olduğunu düşündüm" diyerek kendini affettirmeye çalışacaksın. Oldu mu şimdi? Olmadı. Büyük faul yaptın, ofsayta düştün, hatta kırmızı kart gördün! Serdar Turgut'tan bahsediyorum tabii ki... 'PKK teröristi olmadığıma pişmanım' başlıklı yazısında; dağda toplu seks partileri yapıldığını Öcalan'ın açıklamalarından çıkarıp, bunlara katılmak istediğini belirtmiş ve "Bugüne kadar hoşlandığım PKK'lı bir kadın henüz görmedim ama olsun! Dağda bulamazsam da, şehri basıp, Rojin'i dağa kaldırıverirdim olur biterdi" diye yazdı. Ardından da ekledi: "Düşünsenize, yıllarca dağda keyif hayatı süreceğim, dağa kaldırıp seks kölem haline getirdiğim Rojin ile yaşayacağım..." Rojin bu yazı üzerine suç duyurusunda bulundu, Turgut ise 'içten' bir özür yazısı yayımlayarak, kendi türünde bir 'mizah' yaptığını belirtti. Güldüm mü ben? Hayır. Siz güldünüz mü? Eminim ki hayır! O zaman bunun neresi mizah, sorabilir miyim? Düpedüz 'ağzı salyalı erkek edebiyatı!' Hal böyleyken basınımızın 'bir kısım' güzide kadın kalemleri ne diyor? "Serdar Turgut'u anlamak için onun dünyaya baktığı 'mizah penceresini' bilmek gerekiyor..." Yapma ya! Senin adın geçseydi o cümlede, 'pencere ya, n'olcak' deyip geçecektin demek ki... O pencereyi bilmeyenler ne yapacak şimdi? Bir ton belden aşağı laf yiyip, susup oturacak mı? Bakın... Mesele burada Rojin falan değil. Mesele, bir kadın hakkında böyle yazılar yazabiliyor olmak... Bir kadını, o 'ayıp' mizah penceresinden herkesin gözüne gözüne sokmak. Nitekim Rojin'i arayıp konuştuğumda, o da aynı şeyi söyledi: "Niye insanlar bana o gözle baksınlar ki, neden öyle bir figür olarak sunulayım ki, kimin ne hakkı var buna?" "Turgut'un özrünü kabul etmiyor musun peki?" "Bütün kadınlara hakaret etti. Eğer tüm kadınlar affediyorsa ben de ederim!" "Niye 'mizah yazısı' deyip de geçemedin acaba?" "Ne alaka ya! Ben tiyatro bölümü mezunuyum, oyuncuyum, kara mizahın ne olduğunu çok iyi biliyorum. Böyle bir mizah yok! Mizah dediğin şey iğrendirmez. Bir entelektüelin bu kadar basit bakması, bu kadar ucuz bir dille böyle şeyler yazması çok üzücü. İnsanın beyni aşağı inmeyegörsün!" Özetle bu işten mizah çıkmadı arkadaşlar! Tamam, Serdar Turgut'u hepimiz tanıyoruz artık. Tamam, Serdar Turgut'un mizah yazılarını, üslubunu hepimiz biliyoruz. Bilmekle de kalmıyor, kanıksamış bulunuyoruz. Biz, onu öyle kabul ettik. Bugüne kadar hem kendini, hem karısını, hem dostlarını, hem çalışma arkadaşlarını olmadık şekillerde 'ti'ye aldı... Onlar üzerinden acayip acayip şakalar yaptı, espriler üretti. Kimse de gıkını çıkarmadı. Çünkü tarzı buydu, üslubu buydu. Böyle mizah üretiyordu adam, ne diyeceksin... Ama bu kez olmadı. Tutturamadı. Rojin üzerinden yaptığı mizah yenilir yutulur cinsten değildi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN