Ne yazık ki ülkemizde futbolda her yıl aynı film oynuyor. Değişen sadece aktörler. Hakemler hakkında konuşmayalım, onlar da hata yapabilir diyoruz. Ama gel gör ki hakemlerin hataları hep İstanbul'a gelen takımların kaderini tayin ediyor. Fenerbahçe-Trabzonspor maçı ligin üst sıralarını etkileyebilecek bir büyük maç. Böyle büyük maçta sahada dün akşam bir hakem üçlüsü vardı ki anlatılır gibi değil. Zaten ilk yarı bittiğinde hakemin oyundaki kararlarını gördükten sonra Trabzonspor'un kaderi belli olmuştu. Dakika 14... Alex'in serbest vuruşundan gelen topta Nobre ile kazanılan golde Luciano bariz ofsayt.
Dakika 35... Yattara'nın vurduğu topa Fenerbahçe ceza alanı içerisinde Aurelio elle dokundu. Karar devam... İşte ilk yarının sonucunu belirleyen pozisyonlar. Kaldı ki Cem Papila'nın verdiği kararların birçoğu yanlış. Ayrıca maçın ikinci yarısında Trabzonspor'un etkili oyuncularına yapılan sertliklerde herhalde Papila kartını evde unuttu ya da bu ülkede Trabzonsporlu oyuncular yıldız tanımlamasına girmiyor.
Maçın ilk yarısında Trabzonspor savunmasında Erdinç'le Tolga zaman zaman Nobre'yi durdurmakta zorluk çektiler. Orta alanda Hüseyin ve Szymkowiak'ın oyuna ağırlıklarını koyamadıklarını gözlemledik. İki kenardan da istenilen toplar gelmeyince bordo-mavililer gol pozisyonu üretmede yetersiz kaldılar.
Bu hakemi geçmek zordu
İkinci yarıya 1-0 skor dezavantajıyla başlayan Trabzonspor hücumu daha fazla düşünmeye başladı. Bordo-mavililer, savunmasının orta alana yakın kurarak ilk yarının aksine orta alanda daha fazla pas yapmaya başladılar. Çok geçmeden Fatih ile aranılan gol geldi. Golden sonra ise Trabzonspor'da her zaman olduğu gibi aşırı telaş ve panik başladı. Bunun sonucunda savunmanın yaptığı bir zamanlama yanlışından Fenerbahçe bir penaltı kazandı ve 2-1 öne geçti. Maç da bu skorla bitti.
Sonuçta Trabzonspor üç puanı Kadıköy'de bırakarak şampiyonluk yarışında büyük bir yara aldı. Fakat başta belirttiğim gibi bu maçta böylesi bir hakem üçlüsünü geçerek galip gelebilmek de gerçekten çok zordu.