Rakip sahada 2-0 mağlup olduğumuz İsviçre maçına kendi evimizde de şok bir golle başladık. Bundan sonra yapacağımız şey, gol yemeden 3 farklı skoru elde edebilmekti.
Yenilen şok golden sonra Ulusal Takım İsviçre'yi sahanın her yerinde ikili üçlü sıkıştırmalarla hataya zorladı ve özellikle rakip savunmaya büyük top kayıpları yaptırdı. Kazanılan bu toplarla Ulusal Takım'ın ilk yarıda attığı iki golün dışında bir çok net gol pozisyonu var. Savunmada bir takım böylesi bir maçta bu kadar yanlışlıklar yapabilir mi diye düşünüyorum. Kaleci Volkan, Alpay ve Tolga maç süresince çok büyük hatalar yaptılar.
İkinci yarıda yediğimiz gol tek kelimeyle İsviçre'ye ikramımız oldu. İkinci devrenin başlarında kazanılan penaltı golünden sonra özellikle Ulusal Takımımız'da bir yorgunluğun oluştuğunu gözlemledik. Eğer orta alanda daha rahat, sakin ve akılcı oynayabilseydik savunmasında büyük açıklar veren İsviçre karşısında istediğimiz golleri rahatça bulabilirdik.
Dünkü maçın en iyi oyuncusu Ergün'dü. Atılan her golde payı çok büyüktü. Ayrıca aldığı her topu olumlu kullandı ve Tuncay'ın da yardımıyla birlikte rakibin sağ kenarını çökerten isim oldu.
Tuncay Ulusal Takımımız'da her zaman yeri olması gereken bir oyuncu. Gerek oynadığı futbol gerekse attığı gollerle dün gecenin sivrilen ismiydi. Yalnız böylesi bir mücadeleyi, özveriyi, coşkuyu sahaya yansıttığımız bir gecede savunmanın büyük hataları sonucunda 2006 hayallerimizin yıkılmasına nedeniydi.
İsviçre kollektif uyumu üst düzeyde bir takım olmasına rağmen Ulusal Takımımız'ın yoğun baskısı karşısında inanılmaz acemilikler sergilediler.
Yani dün gece İsviçre'yi seyrettikten sonra ilk karşılaşmadaki aldığımız sonuca üzülmemek elde değil.
2002 Dünya Kupası'ndan sonra iki uluslar arası turnuvada yer alamamamız Türk futbolunun yarınları için büyük hayal kırıklığı oldu. Bundan sonra her şeyi bir kenara bırakarak istikrarlı sonuçlar alan bir Ulusal Takım kimliğini yaratmak zorundayız. Her şeyin günlük düşünüldüğü ve günlük çözümlerin arandığı bir yerde böylesi büyük hayal kırıklıklarının yaşanması kaçınılmazdı.
Her şeye rağmen Ulusal Takım oyuncularının bugüne kadar göstermiş oldukları performansa saygı duymak gerekiyor.