Maçın ilk yarısı bittiğinde önümdeki notlara baktım. Trabzonspor 44. dakikada Gökdeniz ile gole yaklaşmış! Koskoca ilk yarıda Trabzonspor'da bırakın gol pozisyonunu tribünleri ayağa kaldıracak atak girişimi bile yok! Nasıl olsun? Ziya Doğan ileride Yattara ve Umut'a görev verirken sağ çizgiye de Gökdeniz'i koydu. Trabzonspor'un hücumlarında Yattara ve Gökdeniz sağ çizgide birbirlerini eksilttiler!
Yattara hiçbir zaman ileri ikilide görev yapabilecek bir oyuncu değil. Çünkü kaleye dönük top aldığı zaman etkili olamıyor. Bir de bütün hücumlarda alışkanlığından sağ çizgiye çıkıyor. Gelelim Trabzonspor'un ilk yarıdaki oyun anlayışına... Savunmayı kaleye yakın kurdular ve orta sahadan Ayman ile Hüseyin'in de savunmanın arasına girdiği anlarda, Vestel Manisaspor büyük bir baskı kurdu. Özellikle Trabzonspor savunmasının sol kenarındaki Celaleddin'in kötü gününde olması ve Mustafa Keçeli'nin de sol kenar yerine ortaya fazla girmesi yüzünden Vestel Manisaspor bütün ataklarını bu kenardan geliştirdi. Eğer kaleci Tolga Zengin gününde olmasaydı Trabzonspor ilk yarıyı yenik bitirebilirdi.
CEYHUN ERİŞ YARARLI OLUR
İkinci yarı ise Trabzonspor'da değişen orta sahaya Ceyhun'un girmesiydi. Şurası bir gerçek ki iyi futbol kaliteli oyuncularla oynanıyor. Ceyhun orta sahaya girdikten sonra Trabzonspor daha iyi pas yapmaya başladı ve rakip alanda daha fazla göründü. Ceyhun ilerleyen haftalarda arkadaşlarıyla uyumunu daha iyi gerçekleştirirse Trabzonspor için büyük kazanç olur.
Maçın son 20 dakikasında Trabzonspor bütün riskleri almasına rağmen sonucu değiştiremeyerek bir puana razı oldu. Doğaldır ki Yattara, Gökdeniz, Ceyhun ve Ersen Martin top rakibe geçtiğinde geriye dönüşlerde yetersizler. Yalnız bu 4 oyuncu da sahada yer alınca, rakip takım kendi alanında daha çok oyuncu bulundurmak zorunda kalıyor.
Sonuçta iki puan daha kaybedildi. Artık Trabzonspor'un yapması gereken şey, büyük bir takıma yakışan oyun felsefesini sahaya yansıtmaktır.