Şu an Trabzonspor'da gelinen nokta yozlaşma ve ardından çürüme. Yönetim Trabzonspor'un gelecek sezonda başarılı olabilmesi için plan ve program yapmayı bir tarafa bırakmış kendi içerisinde bölünmüş, parçalanmış.
Öyleki başka takımların durumlarıyla ilgilenme ve de tartışma gibi hiç de bu kulübün tarihine yakışmayan davranışlar içerisinde olan yöneticiler var. Her kafadan başka bir ses çıkıyor.
Taraftar taraf olmanın ne olduğunun bilincinde değil. Onlar da yönetim gibi kendi içerisinde bölünmüş, parçalanmış. Kendi sahasındaki maçta takımına destek vermeyi bir tarafa bırakarak yönetimle uğraşıyor. Yazık! Böylesi bir durumda oyuncuların ortaya koydukları mücadeleye saygı duymak gerekir diye düşünüyorum.
Maçın ilk yarısında Trabzonspor ayağa pas yaptıkları anlarda oyun bazında iyi görüntüler ortaya koydu. Savunmanın kenar oyuncuları daha önceki maçlarda görmediğimiz şekilde kenar ataklarına destek verdiler.
Celaleddin en formda dönemini yaşıyor. Hüseyin ise tam bir profesyonellik abidesi. Orta sahada görev veriyorsun, elinden geldiğince mücadelesini sürdürüyor. Savunmada görev veriyorsun, yerini yadırgamadan dün olduğu gibi mükemmel bir oyun ortaya koyuyor. İkinci yarı Trabzonspor 10'lık sonuçla sahaya çıkmasına rağmen gol pozisyonlarında nedense üretken değildi. Halbuki Trabzonspor'un oyun sistemine baktığınız zaman öne geçtiği maçlarda takımını farka taşıyabilecek oyunculara sahip.
UMUT ÇOK KOŞTU
Örneğin Gökdeniz, Yattara ve de Ceyhun. Fakat bu oyuncular her pozisyonda dripling yapmayı düşündükleri için Sivasspor savunmasının az adamla yakalandığı anlarda bile inanılmaz top kayıpları yaptılar. Umut ise Trabzonspor'un ileride en fazla koşan ve mücadele eden oyuncusuydu. Attığı golde fırsatçılığını gösterdi.
Sivasspor, geçen hafta Beşiktaş karşısındaki oyununu sahaya yansıtamadı. Trabzonspor ceza sahasına kadar çok iyi geldikleri pozisyonlarda final paslarındaki yetersizlikleri yüzünden gol pozisyonu üretmede etkisiz kaldılar. Hakem Hüseyin Göçek ise bana göre iyi bir yönetim gösterdi.