Avrupa Birliği yolunda Türkiye'nin, ilerlemesi için öncelikli olarak Avrupa kamuoyunu ikna etmesi gerektiği konusunda kimsenin kuşkusu kalmadı. Hal böyle olunca sivil toplum kuruluşları ve Dışişleri Bakanı Gül'den 'gönüllü elçi' olması yönünde mektup alan işadamları yola koyuldu.
Bülent Eczacıbaşı, kadın konusunun önemine ilk inananlardan olduğundan geçen haftalarda önemli bir sempozyumun yapılmasına önayak oldu ve Avrupa'dan önemli kadın temsilcilerin bu sempozyuma katılmasını sağladı. Şimdi ise daha da önemli bir gelişme oluyor. Bu kez Avrupalı kadınlara Avrupa'nın göbeğinde bir sempozyum düzenlenerek, 'Anadolu kadınının' sesi duyurulacak. Oluşuma ön ayak olan Türkiye için Kadın İnisiyatifi Başkanı Arzuhan Yalçındağ. Önceki gün Türkiye'de ne kadar kadın gazeteci, köşe yazarı varsa hepimiz Fatih'teki Zeyrekhane'de toplandık.
13 Ekim'de yapılacak olan sempozyumda gösterilecek olan 'I'm the woman of Anatolia- Ben Anadolu Kadınıyım' adlı filmi seyrettik. Anadolu kadınının 9 bin yıllık tarihi, Kibele'den Osmanlı Sultanlarına, Sabiha Gökçen'den, Suna Kan'a ve Sertab Erener'e kadar pek çok isim yapmış kadınlarla ve önemli olaylarla anlatılmış. Çok etkileyiciydi. İlk kadın gazetesinin 1869'a yayımlandığını açıkçası ben de bu filmden öğrendim. Sempozyum için Avrupa'da 3 bin kadına davetiye gönderilmiş. Bütün parlamenterler ve önemli isimler de davet edilmiş.
Anadolu kadını 'sizden bir farkımız yok' demek için Avrupa'nın göbeğinde AB lobisi yapmak için harekete geçti anlayacağınız.