İTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım acaba koltuk sevadalısı mı? Ne de olsa 10 yılı aşkın bir süredir bu koltukta oturuyor. Daha önce de bir dört yıl başkan vekilliği dönemi var. Seçimler yaklaşıyor. Aslında Kasım'da. Ancak geçici bir kanunla mart ayına alınınca, seçim telaşı ve polemikleri de erken başladı. Başkan Yıldırım'a, 'Koltuk sevdalısı mısınız' diye soruyorum. Cevap "Kesinlikle hayır. Ama birilerinin gönlü olsun diye de gidemem. 18 saatimi buraya veriyorum. Şartlar beni yeniden adaylığa zorlayabilir" diyor.
İTO'nun Formula 1 projesi bu seçimlerin de kilidi. Çünkü Yıldırım bu tesisler açılmadan başkanlığını bırakmak istemiyor. "Başkan olarak açmak isterim. Bitirmem lazım projeyi. Ben başlattım. Sonra bıraktı, kaçtı derler" diyor. Başkan Yıldırım'a 'İyi ama başkanlık bir bayrak yarışı değil mi? Sizin bıraktığınız yerden yeni başkan devam edemez mi? Niye bıraktı, kaçtı desinler" diye soruyorum. İşte cevabı: "Türk toplumunun ilk yapıştıracağı laf enkaz bıraktı olur. Keşke aslında seçimler Kasım'da olsaydı, açılışı yapar başkanlığı da belki düşünmezdim. Burada 100 milyon dolarlık bir projeden söz ediyoruz. Aslında ben de karşıyım sürekli aynı kişilerin bir yerleri işgal etmesine." Yıldırım'ın başkanlık koltuğuyla ilgili de ilginç fikirleri var: "Seçimle gelinen yerlerde devredilecek diye bir şey olamaz. Eğer o insan, 'kuruma yararlı olamıyorum, zaman ayıramıyorum' der ve bu işi kendinden daha iyi yapacak, bu Meclis'te birikimi olan insanların varlığına kanaat getirirse çekilir. O ayrı bir şey." Bir de tabii AKP'nin gücünü yanına alacak olan adayların Yıldırım'ın karşısında güçlü bir kampanya yürüteceği konusu var. Yıldırım, İTO'nun önümüzdeki yıl 123'üncü yıl dönümünü kutlayacağını hatırlatıyor ve "Partiler 'biz ticaret odasını ele geçireceğiz' derse karşı çıkarız. Asla fırsat vermem. Burası hiçbir partinin ilçe ocağı değil. Hiçbir hükümetin de üyesi değiliz. Hükümetlerle diyaloğumuz çok iyi ama o kadar" diyerek diğer adaylara gönderme yapıyor.