Türkiye'nin en iyi haber sitesi

KEREM ALKİN

İkinci Merkantilizm ve Dirençli KOBİ’ler

2020 sonrası dönemi doğru okumak için tek bir kavram yeterli: İkinci Merkantilizm. 'Küreselleşme 2.0'ın hakimiyeti bilhassa son 6 yıldır yerini, jeopolitik gerilimlerin, ticaret savaşlarının ve tedarik zinciri kırılmalarının belirlediği yeni bir döneme bıraktı. Artık mesele sadece üretmek değil; nerede üretildiği, kiminle ticaret yapıldığı ve hangi maliyetle rekabet edildiği konularına yoğunlaşmış durumda.
Bu yeni dönemde küresel ekonomide var olan klasik bağlantılar ve işbirlikleri parçalanırken, önde gelen ekonomilerin omurgasını oluşturan KOBİ'lerin ardı ardına gelen şoklara karşı kırılganlıklarını yönetmek ve bertaraf etmek har zamankinden daha önemli hale geldi. Çünkü, KOBİ'lerin üretim, ihracat, istihdam ve yatırımlarını sürdürmeleri ülke ekonomilerinin dayanıklılığı ve direnci adına vazgeçilmez başlık haline dönüşmüş durumda. Türkiye dahil, önde gelen ekonomilerde KOBİ'ler, bu dalgalı zeminde ya direnç kazanacak ya da sistem dışına itilecektir.
Bu nedenle, ikinci merkantilizm çağında ekonomik stratejilerin merkezinde artık büyük şirketler değil, dirençli KOBİ ekosistemleri yer almak zorunda. Bugün önde gelen ekonomilerin attığı adımlar bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Güneydoğu Asya ülkeleri, özellikle Vietnam, Tayland ve Endonezya, KOBİ'leri küresel değer zincirlerine entegre etmek için agresif teşvik politikaları uyguluyor. Düşük enerji maliyetleri, organize sanayi altyapısı ve ihracat odaklı vergi avantajları ile KOBİ'lere rekabetçi bir üretim zemini sunuyorlar.
Çin ise 'dual circulation' stratejisi çerçevesinde, ülke içi ekonomik dinamizm ve dönüşümü ana motor yapıp; dış dünyayı (yüksek ihracat ile dış dolaşım) ise bunu destekleyen bir kaldıraç olarak konumlandırıyor. Bu amaçla da, KOBİ'lerin üretim maliyetlerini yönetilebilir kılmak adına, yönelik geniş ölçekli dijital dönüşüm destekleri, düşük faizli krediler ve teknoloji odaklı sübvansiyonlar sağlanıyor. Aynı zamanda yerli üretimi güçlendirmek adına kritik hammaddelerde devlet destekli fiyat istikrarı mekanizmaları devrede.
Hindistan ise, 'Make in India' yaklaşımını KOBİ'ler üzerinden derinleştiriyor. Üretim bağlantılı teşvikler (PLI), dijitalleşme hibeleri ve kamu alımlarında yerli KOBİ'lere öncelik verilmesi, bu ülkenin öne çıkan araçları. Ama belki daha önemlisi, Hindistan'ın işgücü maliyet avantajını koruyarak sanayileşmeyi hızlandırması.
Latin Amerika'da., Brezilya ve Meksika gibi ülkeler ise, finansmana erişimi kolaylaştıran kamu bankaları ve kalkınma fonları üzerinden KOBİ'leri destekliyor. Özellikle ihracat kredileri ve kur riskine karşı koruma mekanizmaları, bu ekonomilerin dikkat çeken uygulamaları arasında. Avrupa Birliği cephesinde ise yaklaşım daha yapısal. Yeşil Mutabakat ve dijital dönüşüm programları kapsamında KOBİ'lere milyarlarca euroluk fonlar sağlanıyor. Enerji verimliliği yatırımları, karbon maliyetlerini düşüren teşvikler ve inovasyon destekleri ile KOBİ'ler yeni dönemin rekabet koşullarına hazırlanmaktalar.
Tüm bu örnekler, ortak bir gerçeğe işaret ediyor: Bu dönemde ayakta kalmanın yolu maliyetleri yönetebilmekten geçiyor. Hammadde, enerji, işgücü ve finansman maliyetlerinde rekabetçi bir denge kuramayan ekonomilerin KOBİ'leri, küresel yarışta hızla geriye düşmekteler. Türkiye açısından da mesele son derece net. KOBİ'leri dirençli kılmak, sadece destek vermekle değil; esas makro ekonomik yapıda KOBİ'lerimiz için sürdürülebilir bir maliyet yapısı oluşturmakla mümkün. Enerji fiyatlarının öngörülebilirliği, finansmana erişimin kolaylaştırılması, vergi ve sosyal güvenlik yüklerinin dengelenmesi ve dijital-yeşil dönüşüme yönelik hedefli teşvikler, bu sürecin temel sacayakları olarak öne çıkıyor.
İkinci merkantilizm çağında rekabet, önde gelen ülkeler arasında olduğu kadar, KOBİ ekosistemleri arasında da yaşanıyor. Bu nedenle, her ülkenin önceliği, sadece KOBİ'leri ayakta tutmak değil, esas onları dirençli, esnek ve küresel rekabete hazır hale getirmek. Çünkü, bu derece jeopolitik ve jeoekonomik belirsizliklerin derinleştiği bir dünyada güçlü olanlardan çok, dayanıklı olanlar kazanacak.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA