Galatasaray'ın beklenen kadrosuna karşılık, Servet ve Anelka'nın sakatlığı ve Ümit'in cezası nedeniyle Fenerbahçe'de diziliş klasik; kadro farklı. İlk 10 dakikada, Aurelio ile ilk "atağımsı"nı, Tuncay ile ilk şutunu bulan Fenerbahçe olurken, ilk mantıklı orta Ribery'den, ilk tehlike ise 8'de Serhat'ın sağdan taşıdığı topa Aurelio'nun vuruşunda Fenerbahçe'den geliyor. Bu dakikalarda, sarı-lacivertliler daha tehlikeli. 16'da Necati, pas da verebileceğini hatırlayıp topu göbekten Ribery'ye yollayınca, genç Fransız'a da G.Saray'da siftah yaptırıyor. Aslında şaşmamalı; zira taraftarın Ribery'ye yönelik motivasyonu hiç bitmedi. Golden sonraki ataklar yine Fenerbahçe'den ama gol yine Galatasaray'dan. 25'te Ribery'nin çizgiden içeri yolladığı topu Selçuk ve Önder'in bakışları arasında Necati tamamlıyor. Fenerbahçe'de, 26'ya kadar ayağına top değmeyen Alex, aynı dakikada iki korner vuruşu kullanıyor. Önce Luciano- Tuncay ardından da Nobre-Luciano- Tuncay tehlike yaratıyor. Ama Mondragon geçilmiyor. 38'de Galatasaray'ın bulduğu üçüncü pozisyon da gol oluyor: Soldan Ayhan'dan Necati'ye ondan da Şükür'e giden pasla. Rüştü'den dönen top Deniz'e çarpıp ağlara gidiyor. Gol için gözünü karartan Fenerbahçe, 41'de sağdan Alex'in ortasında Luciano ile devrenin skorunu belirliyor. İkinci yarıya değişikliklerle başlıyor iki takım da. Galatasaray'da sarardığı için kırmızı kart riskindeki Orhan'ın yerine Uğur giriyor. Ergün sola, Cihan orta sahaya geçiyor. Fenerbahçe'deyse, Selçuk'un yerine özlenen Van Hooijdonk var sahada.
Hagi'nin ilginç hamlesi
Hagi, 53'de Ribery'nin yerine Sabri'yi, 61'de de Necati'nin yerine Şaş'ı alıp kendi sahasına çekilince F.Bahçe'nin baskısı iyice artıyor. Derbi için çok erken ve riskli değişiklikler bunlar. 55'te Van Hooijdonk'un Mondragon'da kalan topu gibi tehlikeli ataklardan sonra, biraz da şansın etkisiyle Hagi'nin taktiği işliyor. Serhat-Mehmet Yozgatlı değişikliği ile hücumu tazeleyen Fenerbahçe'nin bütün baskısına rağmen, 72'de Cihan'ın akıllı pası Şükür'le birleşince golü bulan yine Galatasaray oluyor. Bundan sonra kendisine küsen topa Fenerbahçe de küsüyor. Nitekim son gol, 87'de Ergün'ün mükemmel ortasına Şükür'le geliyor. Galatasaray üstelik de yıllardır özlenen bir farkla 100. yılın ilk kupasına kavuşmanın coşkusunu yaşarken, Daum'un derbi defterinde yine sıfır yazıyor.