Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ekranlara hapsolmadığımız zamanlarda kış geceleri okunması bir gelenek haline gelen kitaplar vardı. Hayat tarzımız, okuma alışkanlıklarımız değişti ama bunlar o kitapları hatırlamamak için mani değil

O eski güzel günlerde, kış gecelerinde bir sobanın çevresine oturulur, Ali sancağını alır gelir, kılıcı Zülfikar'ı kuşanır, atı Düldül'e binip Kafdağı'nın ardına giderdi. Ali'nin kahramanlığında Anadolu insanı değerlerini yağmalamaya çalışan ejderhaları mağlup ederdi.
Pencereden bakıyorum, lapa lapa kar yağıyor. Aklıma çocukluğumuzun gelenekli evleri, gelenekli insanları geliyor. Bugün hayat tarzımız ile birlikte okuma alışkanlıklarımız da değişti. Kar halen insanda bir kapanma isteği uyandırıyor fakat yeni eğlence anlayışı insanları ekranlara hapsediyor.
Elbette bu durum okurlarımıza kış gecelerinde okunmak üzere bazı eskimeyen kitapları hatırlatmamıza mani değil.

MANTIKU'T TAYR
Eserin müellifi Feridüddîn Attâr, gerek gerekse de Türk edebiyatında pek çok şair üzerinde derin tesirler bırakmış önemli bir şahsiyettir. Türkçeye Kuş Dili olarak çevrilebilecek olan bu kitapta, tasavvuf geleneğindeki "seyri sülukun" mertebeleri sembollerle aktarılır. Bir nasihat üslubuyla kaleme alınan bu eser, mesnevi tarzında yazılmıştır. Kitabın önemini anlatmak için Mevlana'nın Attar hakkındaki şu sözlerini buraya bırakayım: "Attâr yedi aşk şehrini dolaştı ama biz hâlâ bir sokağının köşesindeyiz."

GELİN TACI
Hasta Kalplerin İlacı olarak da tercüme edilir. İbn Teymiyye'ye yazdığı reddiye ile de tanınan Ataullah İskenderi'nin hacmi küçük fakat tesiri büyük eseridir. Orijinal nüshalarından biri Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan kitap geçtiğimiz yıllarda Osman Arpaçukuru tarafından Türkçeye çevrildi. 700 yıl önce kaleme alınmış, fakat halen güncelliğini koruyor. Temel tezi, insan kalbinin dünya hayatı içerisinde kaçınılmaz olarak hastalanacağı. İskenderi bu hastalıkların neler olabileceğini anlatıp reçeteler sunuyor. Güzel tarafı sohbet üslubunda kaleme alınmış olması.

TUTİNAME
Memleketimizde Duduname olarak bilinen türe adını vermiş eser. 70 farklı hikayeden oluşuyor. Yani her gece bir hikaye okuyarak kışı çıkarmak mümkün. Konusundan kısaca söz edelim: Tâcir Said bilgili, akıllı bir papağan edinir. Sonra işi nedeniyle denize açılır. Papağanına da o yokken karısına göz kulak olmasını öğütler. Güzel karısı Mahı Şeker, bir zaman sonra bir âşık edinir. Papağan da onu âşığına göndermemek amacıyla Mahı Şeker'e 30 gün boyunca her gece kıssalar, ibretli masallar ve hayvan hikâyeleri anlatmaya başlar, böylece kadının aşığına gitmesine engel olur. Heyecanlı ve sürükleyici olduğu kadar ders ve ibret verici, iyi ahlak telkin edici bir kitap.

GÜVERCİN GERDANLIĞI
10. ve 11. yüzyıllarda yaşamış, 400'ü aşkın risale yazmış Endülüslü mütefekkir İbn Hazm'ın en mühim eserlerinden. Bir nevi 'aşk psikolojisi' kitabı... Şiirle düzyazıyı birleştirmiş; hukuktan antropolojiye pek çok sahaya temas etmiş. İspanyolca, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca, Japonca, Felemenkçe ve Hinduca gibi dillere çevrilmiş bir kitaptan bahsediyoruz; Türkçesi de var.

HEYDERBABA'YA SELAM
Hayır, ben ille de şiir okuyacağım diyorsanız size 20. yüzyılın en büyük şairlerinden biri olan Şehriyar'ın bu şiirini öneririm. Fazıl Hüsnü Dağlarca "Lirizmin, lirik kelimesinin manasını bilmeyene bu şiiri gösterin, kafidir" der. Okuduğunuzda günlük hayatımızda kullandığımız, adeta birer deyim ya da atasözü haline gelmiş pek çok sözün kaynağını bulacaksınız. Okumak istemiyorsanız bari açın, kendi sesinden dinleyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA