EKONOMİNİN rotasını öğrenmek isteyenler her zamanki gibi IMF ile ilişkilerin seyrine bakmak zorunda. IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, 7. Gözden Geçirme görüşmelerinde acı ama gerçek uyarılarda bulundu. IMF'nin, şimdiden alarm verdiği alanlara geçmeden önce ilginç bir olayı nakledelim. IMF uzmanları, Ankara'ya geldiğinde Hazine Müsteşarlığı'nda kamp kurar. Aynı binada Dış Ticaret Müsteşarlığı da bulunur. IMF, mesaisinin önemli bir bölümünü Devlet Bakanı Ali Babacan'la sürdürür. İşte böyle bir görüşmenin ardından akşam saatlerinde Hazine'den ayrılan Moghadam'ın makam aracının kapısı bir anda açılır. Karşısında Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'i gören Moghadam şaşırır. Tüzmen, IMF'cilere, "Serbest bölgelerdeki vergi kolaylıklarını daraltmanız hiç de iyi olmadı" diye sitem eder. IMF ekibi arabadan fırlayıp Tüzmen'i ikna etmek için harekete geçer. O sırada bir randevuya yetişmekte olan Tüzmen, ileride görüşmek üzere Moghadam'a teşekkür eder. Bu manzaraya tanık olanlar, geçenlerde Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın, Tüzmen'e telefonda söylediklerini hatırladılar. Unakıtan, her zamanki esprili üslubu ile bakın ne dedi: "Kürşad, Moghadam, seni IMF'ye transfer etmeyi düşünüyor. Alacaklı oldukları ülkelere tahsilat için seni göndereceklermiş!" IMF Türkiye Masası Şefi Moghadam, haftasonu düzenlenen toplantıdaki iyimser sözlerine rağmen kapalı kapılar ardında keskin konuştu. Evet, işler yolunda gidiyor ama öncü sinyaller de yok değil. IMF'nin gözüyle Türkiye şöyle:
FARKLI GÖRÜNÜYOR
* Hükümette yapısal reformlar konusunda iştahsızlık baş gösterdi. Yapısal düzenlemeler ağır aksak gidiyor.
* Sosyal güvenlik sisteminde tehlike çanları çalıyor. Açık, GSMH'nin yüzde 5'ine ulaştı. Acilen önlem alınması gerekiyor. IMF, sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesini ön şart sayıyor.
* Mali uyumun kalitesi düşüyor. Örneğin, emekli maaşları ve asgari ücrette önceden planlamayan artış yapıldı. Bu nedenle kaynak açığı doğdu. Açığın kapatılmasında tercih hükümetin.
* Harcama azaltıcı tedbir kapsamında bazı öneriler geliyor. Tekstilde KDV indirimi gibi... Bu tür kısa vadeli çözümlere sıcak bakmıyoruz.
* Bankacılık reformu tamamlanamadı. Kamu bankalarının büyüklüğü mali sisteme yabancı bankaların girmesini ve özel bankaların etkin çalışmasını önlüyor.
* Fon'un ayrıntılı tahsilat planı hazırlaması bekleniyor.
* Türkiye, gelir performansını yükseltmeye çabaladığı kadar faiz dışı kamu harcamalarını azaltmaya çabalamıyor.
* Cari işlemler açığı, TL'nin değerlenme süreci ve tüketici kredilerindeki gelişmelerin dikkatle izlenmesi zorunluluğu devam ediyor.
İYİLER DE VAR
Moghadam, eleştiri ve uyarıların ardından ekonomideki olumlu gelişmeleri şöyle sıraladı:
* Enflasyon düşüyor. Kalıcı olarak düşeceğine ilişkin inanç pekişiyor.
* Faizler düşüş eğilimini koruyor.
* Kur, istikrarlı seyrediyor. Dalgalı kurdan şikayet giderek azalıyor.
* Ekonominin her alanında verimlilik artışı gözleniyor. Bu arada IMF kanadı, AB ile temasa geçmiş durumda. AB, Türkiye'nin yükünü hemen yüklenmek istemiyor. Bu plana göre, Türkiye gevşek bağlarla da olsa IMF'nin gözetiminde tutulacak. 2005-2007 dönemi IMF borçları vadeye yayılacak.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* TMSF: Başarısı tahsilat düzeyine endekslenen Fon Kurulu, hükümeti ve kamuoyunu bilgilendirmeye hazırlanıyor. Siyasilere ve piyasalara bir yandan gerçekçi tahsilat rakamları açıklanacak diğer yandan tahsilattaki güçlükler anlatılacak. TMSF'den yansıyan izlenime göre, borçlu 6 ay borca, 6 ay ödeme emrine, 6 ay malın değerlemesine, 6 ay da satışa itiraz ediyor. Tahsilat için iyimser tahminle 2 yıla ihtiyaç duyuluyor.
* BDDK: Başkan Tevfik Bilgin, hafta için birkaç gününü İstanbul'da bankacılara ayırıyor. Yeni Bankalar Kanunu'nu hazırlatan Bilgin, henüz kimseye taslak vermedi. Sadece görüşleri topluyor. Bu arada banka yöneticilerinden, mevduata sınırsız garantinin kalkacağı temmuz ayında mali piyasaların ve mudilerin verebileceği tepkileri öğrenmeye çalışıyor.
* ABD Kredisi: Geride bıraktığımız hafta ABD Büyükelçiliği yetkilileri, 8.5 milyar dolarlık kredinin Türkiye tarafından kullanılabilmesi için formül aradıklarını açıkladılar. Kredi, mevcut haliyle Türkiye'nin, Kuzey Irak'a askeri müdahalede bulunmaması siyasi şartını içeriyor. Amerikalılar, kredi kullanım şartlarındaki ifadeleri değiştirmeye çalışıyor.