"Mortgage, gelişmiş ülkelere mahsus bir sistemdir, gelişmekte olan ülkelerde uygulanamaz" anlayışının yanlış olduğunu, Meksika ve Brezilya'da bu işin gayet iyi sürdürüldüğünü belirten Cansızlar, Türkiye İpotek Bankacılığı Modeli'ni şöyle özetledi:
1- VATANDAŞ, ödeme gücüne göre, uygun bir daire beğenecek.
2- ÖRNEĞİN, değeri 100 milyar lira olan daire için müteahhitle anlaşacak.
3- CEBİNDE, peşinat için evin değerinin yüzde 25'i civarında (25 milyar lira) para bulunduracak. Kalan tutar için kredi isteyecek.
4- SISTEMIN ilerleyen aşamalarında, peşinat bile kredilendirilecek. Yani hiç peşinatsız dahi ev sahibi olunabilecek.
5- EV kredisi talep edenler, taksitleri ödeyememe riskini sigortalatacaklar. Aynı zamanda hayat sigortası da yaptıracaklar.
6- BU arada, gayrimenkulün değer tespiti istenecek. Böylece gayrimenkul ekspertiz şirketleri de gelişecek.
7- DEĞERİ belirlenen daire için banka, verdiği uzun vadeli kredi karşılığında evi ipotek alacak.
8- YUKARIDAKİ örnekte vatandaş, müteahhide kalan 75 milyar lirayı ödeyecek ve bankaya borçlu olacak.
9- SATIN alınan daire için aynı zamanda Doğal Afet Sigortası istenecek.
10- KISA vadeli mevduatla uzun vadeli kredi açma riskini taşıyamayan bankalar, doğal olarak aldıkları ipoteği belli bir primle, "İpotek Finans Kuruluşu"na (İFK) devredecek.
11- BU amaçla İFK kurulacak. İFK'nın, yüzde 49'u devlet (kamu bankaları ve Toplu Konut İdaresi), yüzde 51'i özel sektöre (yerli ve yabancı bankalar, özel finans kuruluşları) ait olacak.
12- İFK, stokundaki ipotekleri menkul kıymete dönüştürecek. İpotek fon katılma belgesi, varlığa dayalı menkul kıymet veya borç senedi ihraç edecek. Bu yolla yeni fon yaratarak yeni kredilere kaynak sağlayacak.