Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

Bitaraf mı hertaraf mı?

Anayasa değişikliği sürecinin en dikkat çekici tartışması idi: "Bitaraf olan bertaraf olur!"
Başbakan Tayyip Erdoğan, 12 Eylül 2010'daki referanduma giden yolda Türk özel sektörünün iki önemli örgütü TÜSİ- AD ve TOBB'a şöyle çağrıda bulunmuştu:
"Eğer beğenmiyorsanız, hayır diyecekseniz gerekçelerinizi açıklayın!"
İlk bakışta, kişi ve kurumları bir tercihe zorlama biçiminde algılanan ve eleştirilen bu çıkış için, "Konu, TÜSİAD ve TOBB olduğunda görünenin dışında yönleri vardır" diye iddia etmiştik. Patronlar kulübü ile Anadolu sermayesinin önde gelen temsilcilerinin kapalı kapılar ardında söyledikleri ile kamuoyuna dönük açıklamaları arasındaki çelişkilere işaret etmiştik. Meselenin, iktidar partisinin destek beklentisi ile doğrudan ilgisi olmadığını, serbest piyasa aktörlerinin, kritik konularda grekoromen stile döndüğünü vurgulayıp, "Bu duruş ya yeni aktörleri ön plana çıkarır ya da geleneksel kurumları iç muhasebeye yöneltir" demiştik.
Peki, aradan geçen 5 ayda ne oldu?
TÜSİAD ve TOBB, Başbakan Erdoğan'la yeniden bir araya gelme zemini aradı. Başbakan da bu girişimleri geri çevirmedi. TÜSİAD Genel Kurulu'na 4 yıl aradan sonra onur konuğu olarak katıldı. Belki taraflar pozisyonlarını temelden değiştirmedi ama buzları eritti. Bu gelişmede yaklaşan genel seçimde AK Parti'nin üçüncü kez tek başına iktidara geleceğine ilişkin anket sonuçları da etkisini gösterdi. Seçim ortamında hükümetin tansiyonu düşürme ve 2023 vizyonuna destek arama iradesi de.

***

Bir başka çarpıcı tablo TOBB bünyesinde oluştu. TÜSİAD'ın hamlesinin de etkisiyle Odalar Birliği, Başbakan'la birlikte görüntü vermek için zamanı ve zemini iyi değerlendirmesini bildi. Erdoğan'ın, geçtiğimiz hafta gerçekleşen Ukrayna ziyareti ile TOBB'un Kiev programı örtüştürüldü. 365 oda ve borsa başkanının hatırı sayılır bölümünün Ukrayna'ya taşınması her açıdan manidardı. İfade edilene göre, Türk Ticaret ve Borçlar Yasası hakkında başkanlara bilgi aktarılacaktı! Bu amaçla birkaç yüz bin dolar masraf yapılarak Kiev'in seçilmesi ne derece gerekli idi? Sanırım gerekli olan kısmı, hükümetlerle mesafeyi açmamaya hep özen gösteren TOBB'un genetik şifresinde gizliydi. Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu anayasa referandumu sırasında gerek kendi yönetimi ile gerekse etkili oda başkanlarının önemli bölümü ile ters düşmüştü. İstemeye istemeye "Kişisel oyum evet" noktasına gelmişti. Tereddüdünde belki makul yönler de vardı ama anlatmakta başarılı değildi.
Bu sıralar TOBB Yönetim Kurulu'nda eski uyumun arandığı, oybirliği günlerinin geride kaldığı bir gerçek. O yüzden iş âlemi tabanıyla siyaset kurumu arasındaki bağların güçlendirilmesi, en azından böyle bir izlenim sunulması önemli. Nitekim Kiev'deki oda başkanları müşterek toplantısında Başbakan'ın huzurunda, tek tek bakanlara methiyeler düzülmek istenmesi bir gösterge idi. Başbakan Erdoğan'ın buna fırsat tanımadan, "Asıl mesajınızı dinlemek isteriz" demeye getirmesi ise bir başka gösterge... Ve bu hava salonda bulunanlarca derhal fark edildi.
***
Önümüzdeki aylarda TOBB'daki dengeleri, milletvekili aday adayı olacak başkanlar belirleyecektir. Yönetim Kurulu'ndan siyasete soyunacak isimlerden sonra Rifat Hisarcıklıoğlu 2013'e kadar Başkanlığını sorunsuz mu sürdürecek, yoksa bizzat Rifat Bey, toplum mühendisliği projesi olarak yedekte tutulduğunu reddedip siyasete mi atılacak? İlke olarak Hisarcıklıoğlu'nun haziranda Meclis'e girmekte acele etmeyeceğini öngörebiliriz. Ama olayların akışının bazı kararları ne yönde etkileyeceğini kesin bir dille söyleyemeyiz. Hatta başkanlık süresini uzatacak denemelerin başlatılabileceğini öne sürsek kehanette bulunmuş sayılmayız.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.