Türkiye öyle ilginç bir ülke ki... 6 ay önce anayasa değişikliği zemininde "bitaraf- bertaraf" tartışmasına sahne olabiliyor. 6 ay sonra, yeni anayasa konusunda en radikal reçete ile karşılaşabiliyor. TÜSİ-
AD'ın, ortaya koyduğu iddialı anayasa çerçevesi, her türlü görüş ve düşüncenin özgürce ifade edilip, konuşulabilmesi açısından önemli. Hatta "Türkiye devletinin Cumhuriyet" olduğuna dair tanımlama dışındaki maddelerin yeniden yazılabileceği vurgusu da dikkate değer. Dernek üyelerinin ne ölçüde içselleştirdiği henüz net değilse de Anayasa'nın değiştirilmesi teklif dahi edilmeyecek ilk üç maddesine müdahale acaba gerekli mi? Esasen sorun, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinde değil. Bu değerler, zamanın değişim rüzgârına rağmen Türkiye halkının ortak paydası olmayı sürdürüyor. Sanırım sorun, milli şef döneminde halktan kopan, darbeler zincirinde pekiştirilen vesayet zihniyetinde.
Kaldı ki TÜSİAD'dan yansıtıldığı gibi etnik ve mezhep temelli yer yer makul talepler tek başına yeni anayasanın merkezine oturtuldu mu, her şey süt liman olmaz. Toplumun ezici çoğunluğunun vazgeçilmezlerini örselemeden, çağdaş demokrasinin gerekleri yerine getirildiği zaman sihirli formül bulunmuş olur!