Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

Özel Paşa...

Başbakan Tayyip Erdoğan, sivil-asker ilişkilerinde dönüm noktası teşkil eden 2010 ve 2011 Yüksek Askeri Şûraları'nın arka planına ilişkin çok önemli bir bilgi verdi... Kiev'deki sohbet toplantısında dedi ki:
"10 yıllık başbakanlık dönemimde hiçbir atamada kalkıp da 'Şunu atlayalım da bir başkasını getirelim' demedik!"


***
İşte burası çok önemli. Zira, belli bir çevredeki yaygın kanaat, TSK'nın komuta kademesini Hükümet'in şekillendirdiği yönünde. Oysa gerçek durum bundan farklı.
Örneğin, 2010'da dönemin 1. Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsız, Kara Kuvvetleri Komutanlığı için düşünülmedi. Gerekçe "Andıç faaliyetleri ve hükümete karşı komplo belgesiyle ilintili güven bunalımı" idi. O tarihte Kara Kuvvetleri'ne gelebilecek en kıdemli isim aslında Jandarma Genel Komutanı Org. Atilla Işık'tı. Ki Jandarma'dan, doğrudan Kara'ya atama tercihi de ilk değildi. Nitekim daha önce (eski) Jandarma Genel Komutanı Aytaç Yalman da esasen Ordu'nun üst kademesini dizayn için sürpriz şekilde Kara Kuvvetleri'ne getirilmişti.
Sözü uzatmayalım...
(E) Org. Atilla Işık, eğer baskı altında kalarak, Kara Kuvvetleri'ne atanmamak için erken emeklilik dilekçesi vermiş olmasaydı TSK'da üst yapı değişik bir şekil alacaktı. Ki (E) Org. Işık'ın daha sonra pişmanlık duyduğu da hep iddia edildi.
Veya eski Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner ve kuvvet komutanları, 2011 Şûrası öncesinde "ani emeklilik kararı" aldıklarında, o sırada Jandarma Genel Komutanı olan Org. Özel'i peşlerinden sürükleselerdi şimdi bambaşka şeyleri tartışıyor olacaktık.
Özetle...
Org. Özel'in dik duruşu, kronik muhalif odakların O'nu hedef adam haline getirmesine yol açtı.
***
Halihazırda medyadan uzak duran, konuşmayan, ağırlıklı olarak yazılı açıklama yapan Org. Özel'i, 2010'da Merkez Orduevi'ndeki 30 Ağustos resepsiyonu sırasında tanıma fırsatı bulmuştuk. Kışlanın, lojmanın sınırları dışına çıkan, sivil hayatın içine karışan, sade vatandaşla temas halinde olan komutan profiline tanıklık etmiş, anlattıklarından etkilenmiştik.
***
Terör örgütünün stratejik ve moral üstünlüğü ele geçirmemesi için "girilmez" denilen Hakkâri "Kazan Vadisi"ne giren, "Kavaklı Kampı"nı teröristlerden temizleyen, kokteyl salonlarında siyasete yön vermek yerine askeri ile bizzat operasyon bölgesinde buluşan bir komutan var karşımızda...
Gel gör ki...
Uludere olayı, Doğu Akdeniz'de düşürülen Türk jeti ve Afyon'daki mühimmat deposu patlaması hem Org. Özel'in hem de TSK'nın imajını zedeledi. Her üç kriz de soğukkanlılıkla, etkili iletişim politikasıyla yönetilemedi.
Bu üç konu, demokrasiye bağlılığını gösteren Genelkurmay Başkanı için "açığa" dönüştürüldü ve bilinçli yıpratma kampanyasıyla birleştirildi. Zira Org. Özel, TSK'daki değişimin kilit noktasında duruyor. Ya yeni komuta zincirinin ilk halkası olacak ya da o zincir kırılarak TSK gelgitler yaşamaya devam edecek! Hatta askerden medet uman, asker üzerinden devletvatandaş ilişkilerini formatlamaya hevesli, dar bir elit grup eski günleri canlandırabilecek.
***
45 senedir TSK'da görev yapan bir komutan için "İktidar yalakası" yakıştırması yapılması hem çirkindir hem de kabul edilemez.
Org. Özel'in, askerin yerini, demokratik devlette olması gereken çizgiye yaklaştırması başarıdır. Ama bütün bunlara rağmen şu gerçeğin altını çizmek zorundayız:
Org. Özel, kamuoyuna meramını iyi anlatan, şeffaflığın gücünden yeterince yararlanan bir komutan değil. Karargâhı ve yakın mesai arkadaşlarıyla ideal takım kurduğu izlenimi de veremedi!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.