Yemek yerken Müslüman, ticaret yaparken farklı davranamayız... Kaldı ki "helâl" kavramı, sadece gıdayı değil, ticaretten iş hayatına, sosyal ilişkilerden, yaşam tarzına dek her alanı kapsıyor. Adına helâl demeden toplumlar, dürüst, hakkaniyet, adalet peşinde koşuyor.
Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenlenen 5. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helâl Fuarı ve Dünya Helâl Zirvesi son gününde, sivil toplum örgütlerinin helâl bilinci oluşturmadaki önemini tartışıyoruz.
Dr. Halim Aydın, inanç sistemimizde yer alan helâl kavramının toplumun bütün kademelerinde benimsenmesinde her kurumun sorumluluk taşıması görüşünde... Abdülkadir Erbalcı, ahlâklı işadamı tanımından yola çıkarak helâl kavramının ticaret hayatındaki, geliştirici, zenginleştirici yönüne işaret ediyor.
Ahmet Akgündüz'ün vurguladığı, küresel arenada "helâl" tutumların ne derece önemli olduğu ve bunu sağlayan ulusların elde ettiği başarılardı. Ramazan Bingöl de 'deki uygulamalardan yola çıkarak yasal olanla helâl olanın ayırtına dair örnekler sundu bize. Benim tezim şu; inancımız bize "helâl" kavramına dair muhteşem tanımlar sunarken inanç coğrafyamız, bu tanımları hayata geçirmede eksiklerle dolu. Misal Müslümanlar için en önemli konulardan olan "Helâl Gıda" konusunda bile utandıracak rakamlar söz konusu...
Dünya "helâl pazarı" büyük ölçüde gayrimüslimlerin elinde ve 2 milyarlık İslâm âlemi, 4 trilyon $'lık pazarın sadece % 20'sinde varlık gösterebiliyor. Oysa bu pazarlarda Türkiye ve diğer Müslüman ülkeler lider olabilmeliydi.
İnanç kodları bizde olmasına rağmen başkalarının elinde zenginlik aracı haline gelen, sadece "helâl gıda" değil. Mesela İslâmi bono diye tanımladığımız "sukuk", Müslüman ülkelerde arpa boyu yol alırken, İngilizler bu alanı yönlendirmeye başladı bile.
Bu yıl 5'incisi düzenlenen Dünya Helâl Zirvesi Organizasyon Konsey Başkanı Yunus Ete, bu küresel etkinliğe, yabancıların bizden daha fazla ilgi gösterdiğinin altını çiziyor; "başka ülkelerden teklif geliyor ancak zarar etsek dahi organizasyonun ve merkezin bizde kalması için STK'larımızın, iş dünyamızın ilgi göstermesi şart."
Yıllardır bizar olduğum şey; tam da bu... Darı ambarı üzerinde açlıktan ölen tavuk olma sendromu... Helâl gıda, sukuk, lonca, ahilik, endemik, biyoçeşitlilik, fındık, saymakla bitmez zenginlikler... Yabancı bilir, bulur, yapar, zengin olur. Bize de kendi hazinemizin dilencisi olmak kalır. Ne diyeyim; Helâl olsun yapabilene...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN