AK Parti içinde muhalif bir kanat var mı? Muhafazakâr parti içinde muhalif kanatlar oluşsa acaba siyaseten nasıl tanımlanacaktı? Klasik yaklaşımla 'sağ-sol muhafazakâr' ayrımı mı yapılacaktı? Yoksa hesapta olmayan yeni bir çizgi mi gündeme gelecekti?
Bu konuda parti içinde herhangi bir ipucu yok. Ancak başka bir ayrımın varlığı da tartışılmaz.
Bu noktaya ilk dikkat çeken bugünün Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu oldu.
Mumcu, AK Parti içinde yaşanan ayrışmayı 'misafir ve ev sahibi' olarak nitelemişti. Ona göre 'ev sahip'leri 'misafirleri' içlerine kabul etmemişti. Peki 'ev sahip'leri siyaseten neyi karşılıyordu? Mumcu'ya göre 'milli görüş' ve 'imam hatip' çizgisini.
Son dönemde AK Parti içinde benzer eleştiriler yeniden duyulmaya başlandı. Bu açıdan iki isim öne çıkıyor. Ertuğrul Yalçınbayır ve Ersönmez Yarbay.
Bu iki milletvekilinin çıkışını, yine AK Parti Milletvekili Turhan Çömez şöyle değerlendiriyor: "Siyaset boşluk kabul etmiyor. Muhalefet sıraları boş kalınca bunu da AK Parti Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay doldurdu ve sürece muhalefet etti. Demokrasinin güzelliği burada."
Ancak, AK Partili iki milletvekilinin eleştirileri sadece 'sürece' yönelik değildi. Çok daha temel eleştiriler getiriyorlardı. Örneğin Ertuğrul Yalçınbayır 'kayıt dışı siyaset'ten söz ediyor ve iki konuda sert eleştiri yapıyordu; 'Parti içi demokrasi ve grup başkan vekillerinin imam hatipli olması.'
Yalçınbayır şöyle diyordu: "Beş grup başkan vekilinin 5'i de imam hatip kökenli olamaz."
Peki AK Parti, yükselen bu muhalif seslere nasıl bakıyor? Eleştirilerin odağındaki isimlerden biri olan grup başkan vekili Eyüp Fatsa'ya sorduk. Fatsa kendisini de ilgilendiren 'imam hatip kökenli' suçlamasına şöyle cevap verdi:
"Ne alakası var. Burada birçok arkadaşımız aday oldu. Grubun teveccühünü bizim arkadaşlar çekti. Normal liseli de, imam hatipli de olabilirdi. Bunu yanlış manalara çekip yorumlamanın haklı bir dayanağı yok. Çirkin değerlendirmeler."
"Biz demokrat bir partiyiz" diyen Fatsa, sözü parti içi demokrasiye getirerek şöyle devam ediyor:
"Parti içindeki çok seslilikten hiçbir zaman rahatsızlık duymadık. Farklı seslere tahammül gösterdik. Hiçbir konuda grup kararı almadık. Kızılcahamam toplantımızda 3 gün süren en mahrem şeyleri bile farklı düşünce ve noktalarda tartışan bir partiyiz. Bu AK Parti'nin farklı düşüncelere ve seslere duyduğu saygı ve anlayışın bir göstergesidir."