Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye, 1992'den itibaren olimpiyatlara aday olmak için başvuruyor. Bu 5'inci başvurusu. Ama hiçbirinde bugünkü kadar şanslı değildi.
Bunun en önemli nedeni de rakipleri Madrid ve Tokyo'nun güçlü şehirler olması değil, İstanbul'un küresel dünyanın yeni merkezi olması.
Artık dünyada "yıldızı parlayan bir İstanbul" algısı var. Üç imparatorluğa başkentlik yapması, iki kıtayı buluşturması, içinden deniz geçmesi İstanbul'un çok önemli artıları ama bunun yetmediğini daha önce gördük.
İstanbul'un güvenli ve yaşanabilir bir şehir olması gerekiyordu. Bunun için de son on yılda çok şey yapıldı, halen de yapılıyor.
Metro hatlarının yaygınlaşması, 29 Ekim'de Marmaray'ın açılması, Arena Stadı, Sinan Erdem Ataköy Kapalı Spor Salonu, Florya'daki Akvaryum, Küçükçekmece'deki Mega Arena (henüz adı değişmedi) gibi modern tesislerle artık farklı bir İstanbul var. Bunlara yenileri ekleniyor ve eklenecek.
2020'ye kadar bırakın Olimpiyat Raporu'nda yer alan sportif yatırımları, yeni havaalanı, 3. Köprü, yeni tüneller, yeni metro hatları, meydanlar ve iki kıtayı birbirine lastik tekerlekli araçların geçişiyle bağlayacak Avrasya Tüneli başka bir İstanbul ortaya çıkaracak. Buna kentsel dönüşümü de ekleyin.
Tabii İstanbul'un altyapısı kadar ruhu da değişiyor. Etnik, dini ve sosyal kesimler açısından daha renkli ve çoğulcu bir İstanbul doğuyor. Gelenekselle modern yaşamı sentezleyen "yeni uygarlığa" hamile bir İstanbul geliyor. Bu İstanbul, diğer aday şehirlerden çok daha fazla olimpiyatı hak ediyor.
Birileri bu iktidar döneminde bu adımın atılmasından hoşlanmasa da, Gezi olaylarından hareketle İstanbul'u şikâyet etse de, hatta AB ile limoni ilişkileri, Suriye meselesini İstanbul'un olimpiyatları almamasına gerekçe göstermeye kalksa da bu gerçek değişmez. İktidar düşmanlığı üzerinden İstanbul düşmanlığı yapıldığı çok açık.
Ayrıca olimpiyatın barış ruhu, Türkiye'nin çözüm süreci ve demokratikleşme arzusuyla da örtüşüyor. Ve 2020 olimpiyatlarına daha 7 yıl var. Bu 7 yılda dünya da, İstanbul da çok değişecek.
2020 İstanbul Olimpiyat Komitesi Başkanı Hasan Arat, 7 Eylül'de Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te yapılacak ilk oylamaya ilişkin umutlu olduğunu söylüyor: "Bu şehre çok inandık. Olimpiyatta ilkler yaşanacak. Bir oyun, bugüne kadar iki kıtada yapılmadı. Ayrıca aday şehirlerin arasında tarihi bu kadar kuvvetli başka şehir yok. Çok genç bir nüfusa sahip olmamız da büyük avantaj."
Arjantin'deki sunumu bizzat Başbakan Erdoğan yapacak. İstanbul'un bir olimpiyata ev sahipliği yapması bırakın turizme etkisini Türkiye'nin demokrasisine de toplumsal barışına da ciddi katkı sunacak.
Türkiye, olimpiyata ilk kez bu kadar yakın duruyor. Umarım bu şansı, bugünün iç ve dış konjonktürel sorunları gölgelemez.
İstanbul'un olimpiyatlara, bölgemiz ve dünyanın da barışa ihtiyacı var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN