Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İki hikayemiz var, biri bütün yaz olacakmış gibi anlatılıp olmayan biri de imkansız gibi görünürken olan. İkinciden başlayalım. Haziran ayında Marsilya'da bir muhabir sokağa çıkıp "Başkan bütün takımı yolluyor, bir oyuncu kalacak olsa kimin kalmasını isterseniz" diye sorsa sezonu hayal kırıklığıyla kapatan taraftarlar Luiz Gustavo derdi.
İki sezon önce Avrupa Ligi'nde finale yükselen takımın orta sahasını çekip çevirmek için 10 yıl süren Almanya serüvenine son noktayı koyan Brezilyalı, tribünlerin en güvendiği adamdı 'nın güneyinde. Temmuz ayında L'Equipe gazetesi, takımın yeni teknik direktörü Portekizli Andre Villas-Boas'ı röportaja davet ettiğinde çıkan manşet şuydu: "Takımı Gustavo'nun etrafında kuruyorum, o bizim için vazgeçilmez bir futbolcu, oyunu kontrol ediyor, tekniği tecrübesiyle benim planımın bir numaralı parçası."
Ocak ayında Çin'den gelen yıllık 10 milyon euro'luk teklifi başkanın yoğun ısrarı sonrasında reddeden ve "Hayatımın fırsatını teptim" diyen Gustavo'yu cepte gören Marsilya, 'nin ilk teklifine "Kabul edilemez" yanıtını verdi. Transfer hikayelerinin vazgeçilmezidir, bir futbolcu gitmek istiyorsa eninde sonunda gider. Fenerbahçe teklifini yükseltti, Marsilya 10 milyondan açtığı pazarlıkta fiyatı düşürdü ama bir sorun vardı, Gustavo'nun yerine almak istedikleri Valentin Rongier için Nantes 20 milyon euro istiyordu. Başkan Jacques Henri Eyraud son kurşununu sıktı. Gustavo ile yarım saat baş başa görüştü ama oyuncunun "Kariyerimin son iyi kontratını verdiler. Gidiyorum" sözüyle pes etti. Transferin bitimine 36 saat kala Gustavo, sessiz sedasız 'a gelirken, Marsilya'nın planı bu satışın gerçekleştiğini resmen açıklamadan Nantes'ı Rongier için ikna etmekti. Bu devirde ne gizli kalır ki! Transferin bitimine 10 dakika kala Marsilya'nın teklifine hayır dediler. Gustavo gitmiş, Rongier gelmemişti. Marsilya taraftarı çılgına döndü ama bir ihtimal daha vardı. Fransa Ligi'nde her takımın transfer kapandıktan sonra ülke içinde lisanslı bir futbolcuyu joker hakkıyla kadrosuna katma hakkı vardı. Nantes istediğini aldı, oyuncunun haklarının yüzde ellisini 13 milyona Marsilya'ya sattı. Son eli kötü oynayan Marsilya kaderine razı olurken, Gustavo'nun Fenerbahçe formasıyla fotoğrafı "Ondan vazgeçmem" diyen hocası Boas ile aynı sayfada manşetti Fransa'da.

***

'un yılan hikayesine dönen transfer hikayesi, ağabeyinin Fenerbahçe'nin İstanbul'daki basketbol maçını, başkan ile izlediği gün başladı. Yanlarında kıtanın yükselen menajerlerinden Fali Ramadani vardı. Roma, Juventus'tan sol bek Spinazzola'yı almış, ağabey de Ataşehir'e kadar geldiğine göre imza yakındı. Haziran ayında İtalyan medyasında Kolarov'a Inter ve Fenerbahçe'nin talip olduğu yazıldı. Temmuz ayı gelip Roma sezonu açtığında sportif direktörden randevu alan tek futbolcu Kolarov'du.
Bir yıllık kontratı kalan Sırp savunmacı, o gün kulüpte kalacağını sportif direktör Gianluca Petrachi'ye söylerken, takımdan ayrılan yakın arkadaşı De Rossi'ye de "Sen ve Totti gibi sadece bir takımda oynamak isterdim ama başaramadım. Yine de sonunda futbola başladığım Kızılyıldız'a döneceğim" dedi. La Gazzetta dello Sport'un bu haberinden birkaç gün sonra De Rossi, 'un yolunu tutarken, geleceği hakkında tek kelime etmeyen Kolarov, Roma ile hazırlık maçlarında fırtına gibi esti. Gazeteler iki maç sonra ideal 11'e onun ismini yazdılar. Bizde ise Kolarov haberlerinin ardı arkası kesilmiyordu. Yarın sağlık kontrolüne geliyordu, bugünün bir sonrası hep yarındı sonuçta. İtalyan medyası bu iddialara iki ay boyunca sayfalarını kapadı. Ne Kolarov konuştu ne de menajeri Silvio Berti. Evet, Kolarov'un menajeri Ramadani değil Berti idi. Boca Juniors'a giden De Rossi'nin de menajeri olan Sergio Berti...



GEL DESEM...
İspanya'da bir futbolsever transfer döneminde güzel bir koleksiyon yapmış. Barselona'da yayın yapan Sport gazetesinin birinci sayfalarından oluşan bir koleksiyon. Katalan gazetesi, 6 Haziran'dan transferin kapandığı 2 Eylül'e kadar 88 günün 55'inde kapağını Neymar'a ayırmış. Geldi, geliyor, gelmesi an meselesi, gelebilir, gelmeyebilir de, gelse iyi olur, gelirse kriz olur, gelse ne güzel olur, gelmesini sevdik, ya gelmezse, gelecek de gecikti, gelmek istiyor da gelemiyor, gel desem (bu harika bir Jabbar şarkısı), gelebilme ihtimalini sevdim, galiba gelmiyor, gelmedi ile geçen 55 gün...

FALCAO KAÇ YAŞINDA!
Falcao'nun 33 değil 35 yaşında olduğu iddiası Kolombiyalı santrfor ülkemize transfer olunca yeniden gündeme geldi. Kolombiya'daki okul kaydında doğum tarihi 1986 yerine 1984 yazılı fotoğraf yıllardır internette dolanıyor. Falcao ve ailesi bu iddiayı yıllar önce doğum belgesiyle yalanladı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN