Türkiye'nin en iyi haber sitesi

CENAY BABAOĞLU

Yapay Zekâ Yeni Dünya Düzeninin "Buhar Makinesi" Mi?

Dünya ekonomisi, sanayi devriminden bu yana görülmemiş büyüklükte bir kırılmaya doğru gidiyor. Yapay zekânın sadece bir teknoloji değil, ülkeleri "kazananlar" ve "uçuruma yuvarlananlar" olarak ikiye bölecek yeni bir 'Büyük Ayrışma' (Great Divergence) olduğu iddiası, 21 Ocak 2026 Çarşamba günü ABD Başkanlık Yürütme Ofisi tarafından yayınlanan "Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma Raporu'nda yinelendi.

Rapor, YZ'yi Sanayi Devrimi'nin modern eşdeğeri olarak konumlandırarak geçmişte sanayi devriminde geride kalan ülkelerin ayrışmasıyla YZ'de geride kalacak ülkelerin ayrışması arasında paralellikler kuruyor. Diğer taraftan son çeyrek yüzyılda gelişmekte olan ekonomilerin hızlı büyümeleri sayesinde gelişmiş ülkeleri yakalayacakları "büyük yakınsama" varsayımına tersten bakarak, özellikle büyük dil modelleri temelli üretken YZ sayesinde yeni bir "İkinci Büyük Ayrışma'nın" ihtimal dâhilinde olduğunu vurguluyor.

Bu tartışma üzerinde durulması gereken bir odak. Çünkü dijitalleşme çağının en büyük sorunlarından biri, her yeni gelişmenin yeni uçurumlar oluşturuyor olması. Nitekim rapor, ABD'nin küresel YZ rekabetindeki ön alma kapasitesine ve YZ'nin genel olarak ekonomik faktörlere yönelik katkılarına odaklanıyor. Raporun temel tezi, YZ'nin mevcut yakınsama eğilimini bozacağı yönünde. Teknolojinin geometrik hızda evrilmesinin ise ekonomik projeksiyonlara GSMH artışı olarak yansıyacağı öngörülüyor. Aynı şekilde YZ'nin kısa vadeli iş kayıplarına rağmen uzun vadede istihdam alanlarını genişleteceği savunuluyor. Dolayısıyla YZ ve bağlı sektörler, ekonominin en yeni ama en temel bileşeni olarak konumlandırılıyor.

Büyük Ayrışmada Saflar

Gelecek projeksiyonlarında ABD'ye avantaj sağlayan faktörlerde; ABD'nin GPU kapasitesinin yüzde 74'ünü kontrol etmesi, yüz milyarca dolarlık YZ yatırımları, çevreci korumalara karşı muafiyetler, hızlı izin süreçleri, vergi indirim paketleri, Stargate projesi ve enerji (LNG, nükleer) hakimiyeti sıralanıyor. Yine ABD liderliğindeki YZ tedarik zinciri ittifakı ve Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi farklı ülkelerden gelen sermaye yatırımları da avantajlar olarak vurgulanıyor raporda. Bu projeksiyonda Çin olası rakip; Avrupa Birliği ise yatırımlarda geri kaldığı ve daha atıl bir yapıda olduğu için daha geride kalmış bir rakip olarak niteleniyor. Orta gelir ve daha alt gelir seviyesindeki ülkeler ise -teşbihen- 'büyük ayrışmada uçuruma yuvarlanabilecekler' olarak sınıflanıyor. YZ yarışında geride kalan ülkeler içinse dört başlıkta uyarılar yer alıyor: Yetenek havuzunu geliştir; altyapı kur, enerji erişimini çeşitlendir/güçlendir, sermaye artır/bul ve veriyi tut, veriyi kullan.

Türkiye İçin Uçurumun Manzarası

Raporun, doğrudan Başkanlık Yürütme Ofisi tarafından yayınlanmış olması ve ABD gözüyle konuya bakıyor olması bazı şerhleri gerektirse de YZ ekosisteminin geleceğine dair vurguları dikkati hak ediyor. Özellikle YZ'yi salt bir teknolojik gelişim olarak görme eğiliminden ziyade bu alanın geleceğin anahtarı olabileceği senaryosunu ıskalamamak gerekiyor. Trump'ın, ikinci dönemine doğrudan teknoloji şirketleriyle başlaması ve yeni dönemdeki yakın ve güçlü iş birliği, atılan bu adımların ne yönde olduğunu bize gösteriyor. Dolayısıyla bu adımlardan ve hazırlanan rapordan çıkarılacak dersler muhakkak var. Türkiye halihazırda bu alanda yürümeye devam ediyor, diğer taraftan raporu dikkate alarak olası odakları gözden geçirmek mümkün.

Dijital Yetkinlikler İçin Dönüşüm: Türkiye için YZ, ekonomik anlamda da hem sıçrama tahtası hem de derin bir tuzak olabilir. Raporun başlıklarından çıkarılacak Türkiye'ye özgü derslerden ilki, eğitim ve yetenek havuzunun dönüşümüne dair olabilir. Rapor, YZ'nin iş gücü piyasasını radikal biçimde değiştireceğini, rutin beyaz yaka işlerini otomatize edeceğini vurguluyor. Türkiye'nin en büyük varlığı genç nüfus olsa da mevcut eğitim sistemini bu dönüşüme hazır hale getirilmesi gerekiyor. Dijital beceriler ve yetkinlikler, gelecek için vazgeçilmez bir öncelik. Gelecekte rekabet için müfredatın kodlamadan öte eleştirel düşünme, etik muhakeme, karmaşık problem çözme ve insan-YZ iş birliği becerileri gibi alanlar üzerinden inşa edilmesi gerekiyor.

Altyapı ve Enerji Güvenliği: Rapordan çıkarılabilecek bir diğer başlık, altyapı ve enerji güvenliği. Raporda, veri yeni petrol klişesi yerine bilgi işlem gücü yeni 'petrol', veri merkezleri yeni rafineriler olarak tanımlanıyor. Ancak veri merkezleri çok ciddi enerji tüketimi gerektiriyor ve enerji güvenliği bu anlamda YZ'nin temel dinamiklerinden biri halini alıyor. Dolayısıyla gelecekte Türkiye'de elektrik tüketiminin ciddi bir kısmı YZ altyapısına ayrıldığında enerji arzında sorunlar olabilir. Bu nedenle Türkiye'nin bir yandan nükleer enerjiye bir yandan yenilenebilir enerjiye yaptığı yatırımların kıymeti bir kat daha artıyor. Enerjide yerlilik oranlarının arttırılması ve arz çeşitliliğinin sağlanması için yürütülen çalışmalar YZ için de kritik bir altyapı ihtiyacını gidermeye olanak sağlıyor. Diğer taraftan güvenli fiber optik altyapı, 5G/6G yatırımları, bulut bilişim teknolojisine yönelik yatırımlar gibi diğer gerekli altyapı yatırımlarının devamlılığı ve güncellenebilirliği önem kazanıyor.

Milli Veri Güvenliği: Bir diğer boyut, farklı şekillerde sürekli vurguladığımız milli veri güvenliği hususu. Veri egemenliğinin artık toprak egemenliği kadar önemli hale geldiğini gözden kaçırmamak gerekiyor. Veriyi korumak ve gayri nizami kullanımı önlemek kadar, yerli büyük dil modellerini geliştirmek için de verinin korunması ve kullanılması önemli. Tabi bunu sağlayabilmek için gerekli süper bilgisayarlar, milli veri merkezleri yatırımları da ihtiyaç duyulan diğer alt kırılımlar. Aksi takdirde YZ ekosisteminde dış bağımlılığın ötesine geçebilmek ve asli aktör olabilmek zorlaşacaktır. Bu minvalde Milli Teknoloji Hamlesinin ve alt bileşenlerinin manası daha da kıymet kazanıyor.

KOBİ'ler İçin Dijital Dönüşüm Vakti: Rapora göre YZ ekosisteminde yer alabilmenin bir diğer yolu KOBİ'lerin dijital evrimini tamamlayabilmesi. Yüksek yatırım maliyetleri dolayısıyla ötelenen atılımların, YZ destekli büyümeyi sınırlandırıcı bir etken olabileceği raporda vurgulanıyor. Türkiye açısından ise KOBİ'lerin ekonomik sistemdeki yüksek katkı düzeyi, bu uyarıyı daha değerli hale getiriyor. Bu açıdan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen KOBİ'lere yönelik teşvik ve destek paketlerinin çeşitlendirilerek devam ettirilmesi oldukça mühim.

Fırsat Pencereleri ve Riskler

YZ'nin hızla geliştiği düşünüldüğünde, olası büyük ayrışmanın en geç on yıl içerisinde yaşanabileceği öngörülebilir. ABD ve Çin gibi öncü ülkeler bu dönemde hem öndeler hem avantajlılar. Diğer taraftan büyük ayrışmada uçuruma düşenlerden değil, uçurumu engellemeye çalışan ve tepelerde kendine yer bulan bir ülke olabilmek için hızlı adımlara ihtiyaç var. Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarısı, güçlü İHA/SİHA kapasitesi, genç nüfus imkanı, coğrafi ve jeostratejik avantajları dolayısıyla pazarlara ya da üreticilere kolay ulaşma becerisi, dijital dünyada yer alan uyumlu nüfusu, güçlü dijital devlet entegrasyonu, son yirmi yılda katlanarak büyüyen altyapı kapasitesi önemli avantajlar barındırıyor. Ayrıca sürdürülen altyapı projeleri, yeni teknoloji projeleri, teşvik paketleri, artan Ar-Ge yatırımları Türkiye adına ciddi bir fırsat penceresi sunuyor.

Öte yandan bu yatırımlardaki ufak eksen kaymaları ya da geciken süreçlerin maliyetleri tahmin edilenin ötesine geçebilir. YZ ekosisteminde yer almamak YZ çağında nesne halini dönüşmeye yol açabilir. Yeni çağ, dijital sömürgecilerin insafına bırakılmayacak kadar mühimdir. Türkiye, yeni çağda yalnızca kazananlar kulübüne girmeyi de hedeflememelidir, aksine herkesin kazandığı bir kulübün kurulması iddiası Dünya beşten büyüktür iddiasına dâhildir. Buna paralel olarak Türkiye, her alanda özne ve müstakil bir güç olma iddiasını sürdürmelidir, yapay zekâ alanı da bu yüksek iddiadan müstesna değildir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.