Türkiye'nin en iyi haber sitesi

KUTLUHAN GÖRÜCÜ

Bölge Savaşının Ortasında Suriye’de Adalet Ve Olası Tehditler

8 Aralık 2024'te Suriye'de Esed rejiminin devrilmesiyle birlikte ülke yepyeni bir çehreye büründü. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın uluslararası toplum tarafından kabul gören bir aktör konumuna gelmesi, SDG'nin işgal ettiği bölgelerin büyük oranda özgürleştirilmesi ve kalan kentlerde de yürütülen entegrasyon çabaları, ülkedeki umutları artıran ve Şam yönetimini güçlendiren büyük etkenler oldu. Ahmed Şara, yeni Suriye'nin lideri olarak tüm dünya başkentlerinde kabul edilen bir lidere dönüştü. Yalnızca ülke sathında değil, tüm dünyadaki Suriyelilere yeniden bir özgüven geldi. Yıllar sonra Suriyeliler, bir devletleri olduğuna inanmaya başladı. Bu denli pozitif gündemin arasında, başta Beşar Esed olmak üzere rejim suçlularının yargılanmasına ilişkin bir adım atılmamış olması, Suriyeliler nezdinde soru işaretleri uyandıran ve geçiş dönemi adaletine dair şüpheleri besleyen bir hal almıştı. Özellikle sahil ve Süveyda bölgesinde yaşanan olaylara ilişkin yargılama süreçleri başlatılırken, rejim suçlularına ilişkin bir yargılamanın başlamamış olması, toplumun tabanında rahatsızlık uyandıran bir durumdu.[1]Ancak hafta başında Dera vilayetinin eski siyasi şefinin yargılamasıyla başlayan ve ardından Tadamun ve Guta katliamlarından sorumlu isimlerin yargılanmasıyla devam eden süreç, Suriye halkında büyük bir memnuniyete ve sevince dönüştü. Öyle ki Tadamun'da katliamda hayatını kaybedenleri anmak için katliamın gerçekleştiği noktada insanlar anma programları düzenledi. Tadamun katliamı, çok sayıda Türkmen'in de katledildiği bir yer olarak Türk kamuoyunda da dillendirilmişti.

2013 yılında, aralarında çok sayıda çocuk ve kadın da dâhil olmak üzere 1400'den fazla sivilin hayatını kaybettiği Doğu Guta' katliamında kimyasal silah kullandığını kabul eden ve bu emri Beşar Esed'den aldığını açıkça ifade eden pilotun röportajlarının da yer aldığı belgesel, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ancak başta Türkiye de olmak üzere Beşar Esed rejimini aklamak ve tüm kimyasal silah saldırılarının 'yalan' olduğunu veya BBC aldatmacası olduğunu iddia edenler derin bir sessizliğe büründü.

Esed rejimi hiç planlamadığı bir şekilde devrilince ve Beşar Esed ülkeden kaçtıktan sonra kendi sekreterini dahi himaye etmediği bir pozisyonda, rejimin savaş suçlarının uygulayıcısı ya da direkt sorumluları kendi imkanlarıyla ülkeyi terk etmeye çalıştı. Herhangi bir şekilde kaçamayanlar ise saklanmaya devam ediyor. İçişleri Bakanlığı da bu hususta suçluların takibine devam ediyor. Özellikle yakalanan isimler, diğer suçlulara ulaşmada kilit bir rol oynuyorlar. Bu nedenle savaş suçlularının yakalanması, kovuşturulması ve yargılanmasının önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenebilir. Bu konuda, dikkate ve merkeze alınması gereken nokta geçiş süreci adaletinin tastamam bir şekilde sağlanmasıyla birlikte toplumsal barışın da sağlanarak, geleceğin Suriyesinin bu acıları tekrar yaşamamak üzere kurgulanmasıdır. Ahmed Şara ve hükümetinin geçirdiği 1,5 yıllık performansına bakıldığında pozitif bir gelecek algısının güçlü bir şekilde toplumsal tabanda yer ettiği görülmektedir. Bu umut, ekonomik göstergelere ve uluslararası toplumun ilgisine de her geçen gün yansımaktadır. Uzun yıllar sonra Suriye devletinin bütçe fazlası vermesi ve ekonomik büyümeye ilişkin beklentilerin 2025 yılına göre iki kat olarak beklenmesi de söz konusu umudun somut çıktılarıdır.

ABD/İsrail ile İran savaşında bölgede savaşın neredeyse en az etkilediği aktörün Suriye olarak ön plana çıkması, son dönemin en ironik göstergelerinden biri oldu. Ancak bu savaş nedeniyle büyük ekonomik kayıp ve belirsizlikler yaşayan Körfez ülkelerinin Suriye'ye taahhüt ettikleri yatırımlar da temkinli bir yaklaşım içinde olmaları, Suriye'yi kısa vade içinde en olumsuz etkileyebilecek gündemdir. Bunun yanında İsrail'in Lübnan'ın güneyinde ilerleme çabalarıyla Süveyda'da Hikmet el Hicri liderliğindeki Dürzi ayrılıkçıların İsrail'le paralel bir gündeme sahip olarak istikrar bozucu çalışmalarını sürdürmeleri de güvenlik boyutuyla Suriye'nin önündeki en büyük sınavıdır.

İsrail, Lübnan güneyindeki işgalini tamamlayabilirse, doğrudan Suriye'nin güneyindeki işgal sahasına odaklanması beklenebilir. Nitekim İran'a karşı hava saldırılarını sürdürmesi ve Lübnan'daki işgal girişimlerine rağmen İsrail, Kuneytra kırsalında sürekli olarak Suriye'ye yönelik saldırılar gerçekleştirmektedir. Özellikle bölgenin insansızlaştırılması ve güven ortamının kaybolması adına sürekli olarak tutuklama, kontrol noktası oluşturma ya da doğrudan saldırılar gerçekleştirdiği rapor edilmektedir. Bu stratejisinin arkasında bölgeyi olabildiğince insansızlaştırarak ve Dürzileri de araçsallaştırarak yeni işgal alanlarını Suriye'ye yaymak olduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak Suriye, Beşar Esed'in kanlı mirasından kurtulurken, geçiş dönemi adaletinin tesis edilmesiyle derin toplumsal yaralarını sarmaya başlamıştır. Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetim, istikrarı güçlendiren entegrasyon adımları, SDG bölgelerinin özgürleştirilmesi ve uluslararası meşruiyetle Suriyelilere uzun yıllardır hasret kaldıkları devlet aidiyetini yeniden kazandırmıştır. Rejim suçlularının yargılanmasının başlaması, özellikle Tadamun ve Guta katliamları gibi vahşetlerin hesabının sorulması, halk arasında büyük bir memnuniyet ve umut yaratmıştır. Ancak bu umudun kalıcı hale gelmesi, savaş suçlularının tamamının adalete teslim edilmesi, İsrail'in güneydeki işgalci emellerine ve Hikmet el-Hicri önderliğindeki Dürzi ayrılıkçıların provokasyonlarına karşı milli birliğin korunmasıyla mümkündür. Ekonomik toparlanma sinyalleri ve bütçe fazlası gibi olumlu gelişmeler, Suriye'nin bölge savaşının ortasında bile kendi geleceğini inşa edebileceğini göstermektedir. Adalet ile istikrarın dengeli bir şekilde ilerlemesi, sadece Suriye halkının huzuru için değil, tüm bölgenin uzun vadeli güvenliği açısından da kritik önem taşımaktadır.


[1] Ömer Özkizilcik, Snail's pace of justice: A new era for Syria begins, Turkiye Today, 27 Nisan 2026, https://www.turkiyetoday.com/opinion/snails-pace-of-justice-a-new-era-for-syria-begins-3218903?s=1

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA