PKK'lı Şemdin Sakık'ın "Apo" adlı kitabına verdiği desteğe teşekkür için Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün'e gönderdiği mektupta önemli bir cümle var:
"Kitabımı en çok dağıtılması gereken yere, Diyarbakır'a getiremedik. Örgüt her türlü engeli çıkardı. Devlet bu engelleri aşmak için yardımcı olmadı. Oysa bu kitap onlarca askeri operasyon kadar etkili olabilirdi."
Sakık'ın anlattıkları virgülüne kadar doğru. PKK karşıtı Kürt sitelerinde bir süredir örgütün işine gelmeyen kitapları Diyarbakır'a sokturmadığı haberleri yayınlanıyor. Militanların kentteki kitapçıları tek tek dolaşarak örneğin Selim Çürükkaya'nın "Apo'nun Ayetleri" kitabını satmaya kalkanın, ölüm fermanını imzalamış olacağı tehditleri yağdırdıkları belirtiliyor.
Diyarbakır'daki sansürün ne denli sistemli yürütüldüğünü göstermek için bir örnek daha verelim: Büyükşehir Belediyesi geçen Eylül'de düzenlediği "Edebiyat Günleri" çerçevesinde açılan sergide, Apo ve PKK aleyhindeki kitapları basan yayınevine stand vermeyi reddetti.
"Kurtarılmış şehir" çağrışımlarına yol açan Diyarbakır'daki bu sansür rezaletine son verilmeli. Bir an önce...