ERDAL ŞAFAK
ERDAL ŞAFAK

Yeni bir kriter

  • Yükleniyor...

Akademik çevreler iyi bilir; bu köşede her yıl bugünlerde son verilerin ışığında dünyanın en iyi üniversiteleri klasmanlarını irdeleriz.
Ölçü olarak ya son zamanlarda iyice popüler olan ve rektörlerin uykularını kaçıracak kadar ciddiye alınan Şanghay Jiao Tong Üniversitesi'nin derecelendirmesini alırız, ya daha da zenginleştirmek veya farklı boyutlarla tabloyu tam ortaya koymak için "The Times", "The Guardian", "Newsweek", "News and World Report" gibi güçlü medya kurumlarının düzenli olarak yeniledikleri ve üniversiteleri fakültelere, bölümlere göre ayrı ayrı değerlendirdikleri raporları da işin içine katarız.
Ve tabii her yazıyı derin bir iç çekişle noktalarız. Türk üniversitelerinin bir kez daha sınıfta kalmalarının, haydi biraz yumuşatalım, bir önceki yıla göre ciddi bir gelişme gösterememelerinin verdiği hüzünle.
Bu yazımızda da yeni akademik yılın arefesinde üniversitelerimizin küresel yüksek öğretim rekabetindeki durumlarına ayna tutmaya çalışacağız. Ama yukarda saydığımız kuruluşların son araştırmalarından değil, bambaşka bir klasmandan yola çıkacağız.
İspanya'da "Consejo Superior de Investigaciones Cientificas" (CSIC), yani "Bilimsel Araştırma Yüksek Kurulu" adlı bir kuruluş 2004'ten bu yana farklı bir bakış açısından, üniversitelerin bilim dünyasına katkılarından yola çıkarak kendine özgü bir klasman yapıyor. Hem de yılda iki kez yenileyerek.
Klasmanın özelliği yalnızca "Web", yani internet ortamının esas alınması.
Kuruluş dünyadaki 17 bini aşkın üniversiteyi arama motorlarıyla (Google, Yahoo, Livesearch) tek tek tarıyor ve şu 4 kritere göre değerlendiriyor:
1- Sitesinin bilimsel içeriği: Bir üniversitenin bilimsel yayınlarının ve o yayınlara yapılan atıfların sayısı, diğer bilimsel veya akademik verilerin hacmi. Bu veriler "Google Scholar" yardımıyla derleniyor.
2- Bilimsel içerikli dosyalar: "Pdf", "Doc", "Ppt" ile biten bilimsel formatlı dosyaların boyutları ve sayısı.
3- Web'de görünürlük: Üniversitenin sayfalarına diğer kurumların, laboratuarların veya araştırmacıların internet sitelerinden ya da sanal ortama taşınmış araştırmalardan, belgelerden verilen link'ler, yani bağlantılar.
4- Boyut: Önemli arama motorları tarafından taranan sayfaların sayısı.
İşte bu 4 kriter harmanlanıp "Webometrik" adı verilen değerlendirme ölçütü hazırlanıyor ve dünyadaki 17 bini aşkın üniversiteden, en yüksek puanı alan 6 bini listeleniyor. Ya da klasmana alınıyor.

Listedeki üniversitelerimiz

Alın size bir sürpriz ya da eğitim camiamıza bayram armağanı...
Yazının başında sıraladığımız birçok klasmanda nal toplayan üniversitelerimiz "Consejo Superior de Investigaciones Cientificas" (CSIC) listesinde epeyce iyi sıralara yerleştiler. Geçen Temmuz'da, yani iki ay önce yenilenen klasmanda birkaç örnek verelim: ODTÜ 6 bin üniversitelik listede 435'inci basamağa oturdu. İlk 1000'de ODTÜ dışında 7 üniversitemiz daha var: Boğaziçi (510), Bilkent (630), Ankara Üniversitesi (765), İTÜ (828), Sabancı Üniversitesi (850), Hacettepe Üniversitesi (903), Anadolu Üniversitesi (904).
Hazır cömertliğimiz tutmuşken bir bayram armağanı daha gönderelim. Aynı İspanyol kuruluşu, "Web'de popülarite" dediği bir kriter daha geliştirdi. Yani, internet siteleri en çok ziyaret edilen, sitesindeki dosyalar en çok okunan veya en çok atıf yapılan üniversiteleri ayrıca listeledi. Dünyanın en popüler 200 üniversitesinden oluşan listede Türk yüksek öğretim kurumları da var. Hem de epeyce yukarılarda. Buyurun: ODTÜ (27), Gazi Üniversitesi (31), Bilkent (32), Boğaziçi (33), İTÜ (34). Yani ilk 50'de 5 Türk üniversitesi!
Biliyoruz; bazı çevreler İspanyol kurumunun listelerine "Bilimsel değil" diye burun kıvıracaklar. Bazıları da akademik camiada önem taşımadığından dem vuracaklar.
Ama kusura bakmasınlar, onlara katılmayacağız. Çünkü birçok Batı üniversitesi internet sitesinde kurumlarının performansını anlatırken "Consejo Superior de Investigaciones Cientificas" (CSIC) klasmanına da atıfta bulunuyorlar. Yine birçok Batı üniversitesi bu listeleri araştırmacı yönlerinin kanıtı olarak gösteriyorlar.
Hem sonra, üniversitelerimizi diplerde gösteren klasmanlara itibar edip, iyi sıralarda gösterenleri görmezlikten gelmek ya da küçümsemek, en azından mazoşizm olmaz mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN