Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ÖMER ÜRÜNDÜL

Tuzağa düşmeyelim

Letonya deplasmanından gol atamadan aldığımız tek farklı yenilgiyle rövanşı zora soktuk. Benim böylesine kritik play off öncesi çok ciddi endişelerim vardı. Birinci ve en önemli neden, takımın iskeletini teşkil eden lejyonerlerimizin tümünün sorunlu olmalarıydı. Zihinsel ve fizik açıdan hiç de hazır değillerdi. Bir diğer sıkıntı da iklim ve saha şartlarıydı. Dondurucu soğuğun yanında son derece elvirişsiz zemin vardı. Yerden kontrollü 10 metrelik bir pasta dahi top üç dört kez sekiyordu. Karşımızda da bu koşullara alışık, disiplinli, savaşçı, agresif bir takım vardı. Ayrıca medya ve kamuoyu da bu kritik play off'a yeterli ilgiyi göstermedi. Rakip sanki çantada keklikdi. Ali Aydın'ın sarı kartı unutması günlerce manşetlerde gezerken milli maç adeta ikinci planda kaldı. 96 senesine kadar yaklaşık 50 sene Avrupa ve dünya kupalarına katılamayan bir ülkenin böyle bir lüksü olamaz.

Handikap
Maç öncesi endişelerim tümüyle sahaya yansıdı. Lejyonerlerimizin performansı çok yetersizdi. Bozuk zemin handikap teşkil etti. Alıştıkları ortamı iyi değerlendiren, çok koşan, agresif pres yapan rakip topa sahip olup, oyuna hükmetmemizi engelledi. Bu kadar bozuk bir düzende üretkenlik sağlayamadığımız gibi takım savunmamız da arızalar gösterdi. Kilit isimlerimiz son derece verimsizdiler. Emre Belözoğlu sadece son 15 dakikada sorumluluk aldı. Ben Nihat'ı bugüne kadar futbol hayatında hiç bu kadar silik görmedim. Tahmin ediyorum adalelerinde kilitlenme oldu. Şenol Güneş'in oyuncu değişiklikleriyle olumsuz gidişhatı engelleyeceğini inanamadım çünkü ortam yedek bekleyenlere de uygun değildi, bir tek Hakan Şükür ikinci yarıda girse dengeleri değiştirebilirdi. O da kadroda yoktu. Tabii ki bunun bir sebebi vardı. Ama şu arada irdelemek gereksiz çünkü önemli bir rövanş arifesindeyiz. Ama ben Hakan Şükür hakkında her zamanki görüşümü tekrarlıyayım; "İstenilen form düzeyinde olmasa da eğer takımında oynuyorsa ve sakat değilse Hakan Şükür'ün milli takımda alternatifi yok." Bir defa rakip defanslar kendisinden tedirgin olup ikili tedbir getiriyorlar. Bu diğer oyuncularımızı da rahatlatıyor. Ayrıca Hakan'ın kafa hakimiyetinde başka forvetimiz yok. İşte Letonya'da gördük.

Havada yoktuk
Çok fazla korner kazandık, İlhan ne yan toplara kafa vurabildi ne de ikinci yarıda oyunu karşı alana yıktığımızda sırtı kaleye dönük kafayla tek top aşırabildi. Şimdi herşeyi bir kenara bırakıp rövanşın stratejisine bakalım. Tehlikeli skorun yanında sakat ve cezalar yüzünden önemli kadro sıkıntısına da düştük. Rüştü gibi bir kalecimiz oynamayacak. Bilhassa geniş alanda yakalandığımız kontraataklarda ters kademelere çok çabuk giren Fatih Akyel de yok.

İlk 30 dakika önemli
Letonya kalabalık savunmayla oyuna başlayacak. İlk maçtakinin aksine oyunu daha geride kabul edecek. Bütün planları skorda denge varken bir kontraatak golü bulabilmek. Bu yüzden bence maçın dönüm noktası ilk yarım saat. Günümüz futbolunda riskli ofansif anlayışla savunma güvencesi oluşturabilmek her zaman zordur. Bizim bu konudaki rahatsızlığımız da daha üst boyutlarda. Bizim orta saha oyuncularımız riskli anlayışta ileride kaybedilen toplardan sonra kontrolsüz pres yapıp oyundan düşüyorlar. Gereken defans orta saha yakınlaşmasını sağlayamıyorlar. Letonya'nın fırtına gibi süratli iki forvetine geniş alanda yakalanırsak, yanarız. Ayrıca Letonya gibi iyi kapanan takımları geriden varyasyonlarla açmak lazım. Kanatları kullanmanın yanında çabuk orta saha çeşitlemelerine ihtiyaç var. Çok forvet görüntüsünde ileride yerleşmek oyunu iyice sıkıştırır, rakibin ekmeğine yağ sürer.

Frisk'e dikkat
Bu arada maçın hakeminin İsveçli Frisk olduğunu öğrendim. Collina'dan sonra en objektif isim. Bu da demektir ki kendi sahamızda en ufak bir hakem avatajımız olmayacak. Yarın gece çok zor bir rövanşa çıkıyoruz. Ciddi sıkıntılarımız da var. En büyük güvencem futbolcularımızın bu üç gün içinde üst düzey bir motivasyona ulaşacak olmalarıdır.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.