Beşiktaş, çok da iyi oynamadığı halde bazı önemli artılarıyla, genel görüntüsü kötü olan Süper Lig'e ağırlığını koyuyor. Galatasaray sezon başından beri iyi değil. Denizli'de de varlık gösteremediler. Takımın kilit isimlerinden, 6 senelik kalite ve istikrar sembolü Ergün, bu sezon ciddi düşüş içinde. Hasan hala kendine gelemedi. Geçen sezonun ikinci döneminde yaptığı büyük çıkışla "Futbolumuz yeni bir orta saha kazanıyor" dedirten Volkan, başka alemlere daldı. Büyük paralar parcayan, sezona şampiyonluk ümidiyle giren Fenerbahçe'nin hali perişan. Konfederasyon Kupası'nda dünya medyasının ilgi odağı olan Tuncay, 1.5 aydır adeta yürüyor. Yine aynı kupanın flaş isimlerinden ön libero özelliklerinin tümüne sahip Selçuk, adeta halı saha maçları oynuyor. Zirve adaylarından Trabzon, istikrarsız tablosuna devam ediyor. Pazar günü Avni Aker'de Elazığ'dan bir yuanı +94'te kurtardılar. Ligin bütün maçlarında genelde kalite düşük. Duran yan toplardan rekor seviyede kolay goller yeniyor. Ümit Milli Takım kalecisi Recep, Samsun'da Ömer'e nazire yapmakta hiç çekinmedi. "İyi kaleci, frikiklerde rakibe değil yalnız topa bakar" gerçeğini hala öğrenemediler. Ömer, Letonya maçında yediği golün benzerini bu sene Kadıköy'de Van Hooijdonk'dan da yedi. Bir de lejyonerlerimize göz atalımTamamı, zihinsel ve fiziksel sıkıntı içinde. Performansları inanılmaz derecede düştü. Geçen sene İspanya'yı ayağa kaldıran Nihat dahi çöküntü yaşıyor. Yukarıda yazdıklarım, Letonya şokunun en önemli nedenidir. Diğer nedenler bundan sonra sıralanır.